Andolsun ki Allah, müminlere büyük bir lütufta bulundu onların içinden bir Peygamber gönderdiği zaman; o Peygamber, müminlere Tanrı ayetlerini okumada, onları arıtmada, onlara kitap ve hikmet öğretmede ve onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Allah, mesajlarını onlara iletmek, onları arındırmak ve onlara kitabı, hikmeti öğretmek için aralarından bir elçi çıkararak mü'minlere büyük ikram ve lütufta bulundu. Halbuki daha önce apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlardı.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Andolsun ki Allah mü’minlere; kendi içlerinden, onlara bir peygamber göndermekle lütufta bulunmuştur. (Ki O) Onlara ayetlerini okuyor, onları (kötü düşünce ve davranışlardan)arındırıyor ve onlara Kitabı ve hikmeti (sünneti) öğretiyor. (Oysa) Ondan öncesinde onlar apaçık bir sapkınlık içindeydiler.
A
Ahmet Tekin Meali
Andolsun ki, içlerinden kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, kendilerini, vicdanlarını arındıran, onlara okuma-yazmayı, kitabına, Kur'ân'a vukufu, ilmi, hikmeti, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisini, sünnetini öğreten tek başına özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere bir Rasul görevlendirmekle Allah mü'minlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar, başlarına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içinde idiler.
A
Ahmet Varol Meali
Allah, mü'minlere içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara Kitab'ı ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle lütufta bulunmuştur. Oysa daha önce açık bir sapıklık içinde idiler.
A
Ali Bulaç Meali
Andolsun ki Allah, mü'minlere, içlerinde kendilerinden onlara bir peygamber göndermekle lütufta bulunmuştur. (Ki O) Onlara ayetlerini okuyor, onları arındırıyor ve onlara Kitabı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Allah müminler üzerinde bol bol ihsanda bulundu. Çünkü onlara, kendi cinslerinden bir peygamber gönderdi ki, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyor, onları fena huy ve inançlardan temizliyor, onlara Kur'ân ve sünneti öğretiyor. Halbuki bundan önce açık bir sapıklık içinde idiler.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Muhakkak Allah, müminlere büyük bir ikram etti. Zira kendilerinden onlara bir elçi gönderdi. O elçi onlara Allah’ın ayetlerini okur, onları temizler, onlara kitap ve hikmeti öğretir. Hâlbuki onlar daha önce büyük bir sapıklık içinde idiler.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, onları arındırıp kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık sapıklık içindeydiler.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Allah inananlara kendi içlerinden, âyetlerin okuyan, onları temizliyen, hem kitap, hem de hikmet öğreten bir peygamber göndermekle, iylik etmiştir, onlarsa öncesinden açık sapkınlıktaydılar
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Allah mö’minlərə lütf etdi. Çünki onların öz içərisindən özlərinə (Allahın) ayələrini oxuyan, onları (pis əməllərdən) təmizləyən, onlara Kitabı (Qur’anı) və hikməti öyrədən bir peyğəmbər göndərdi. Halbuki bundan əvvəl onlar açıq-aydın zəlalət içərisində idilər.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Andolsun ki Allah, inananlara büyük bir lütufta bulunmuştur. Zira onlara Allah’ın âyetlerini okuyan, (onları fena alışkanlıklardan) arındıran, kitap ve hikmeti öğreten kendi içlerinden bir Resûl göndermiştir. Oysa bundan önce onlar apaçık bir dalalet içindeydiler.
C
Cemil Said (1924)
Allâh mü’minlere âyâtını tebliğ iylemek ânları tathîr itmek ânlara kitâb ve hikmet öğretmek içün kendi içlerinden bir peygamber gönderdi. Halbuki ânlar evvelce âşikâr bir dalâletde bulunuyorlardı.
D
Diyanet Vakfı Meali
Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
And olsun ki Allah, inananlara, ayetlerini okuyan, onları arıtan, onlara Kitap ve hikmeti öğreten, kendilerinden bir peygamber göndermekle iyilikte bulunmuştur. Halbuki onlar, önceleri apaçık sapıklıkta idiler.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Andolsun, Allah, mü’minlere kendi içlerinden; onlara âyetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Andolsun ki Allah, müminlere kendilerinden, onlara kendi âyetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitab ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Hakikaten Allah mü'minleri minnetdar kıldı zira içlerinde kendilerinden bir Resul ba's buyurdu, onlara Allahın âyâtını okuyor, onları tezkiye ediyor, onlara kitab ve hikmet öğretiyor halbuki bundan evvel açık bir dalâl içinde idiler
E
Emrah Demiryent Meali
Kasem olsun ki, daha önceleri apaçık bir dalâlet içerisinde bulunuyorlarken, kendi içlerinden, onlara (Allah’ın) âyetlerini okuyan ve (îmân etmeleri sebebiyle) onları (her türlü şirk ve günah kirlerinden) arındırıp kitap ve hikmeti (hükümleri) öğreten bir peygamber göndermekle Allah, mü’minlere büyük bir lütufta bulunmuştur.
E
Erhan Aktaş Meali
Ant olsun ki, Allah, içlerinden, onlara ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara Kitap'ı ve Hikmet'i¹ öğreten bir resûl göndermekle, mü'minlere iyilikte bulundu² Oysa onlar daha önce açık bir sapkınlık içindeydiler.
E
Eski Anadolu Türkçesi
bayıķ minnet eyledi Tañrı mü’minler üzere, ol vaķt kim viribidi. anlaruñ içinde yalavaç, [36a] gendüzilerinden ya'nį 'arabdan, oķır anlaruñ üzere āyetlerini daħı arıdur anları daħı ögredür anlara kitāb’ı ya'nį ķur’ān’ı daħı ḥikmeti. daħı bayıķ oldılar ilerüden azġunlıķ içinde bellü.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Andolsun ki mü'minler daha evvel apaçık ve kat'î bir sapıklık içinde bulunuyorlarken Allah, içlerinden ve kendilerinden onlara — âyetlerini okur, onları tertemiz yapar, onlara Kitab ve hikmeti öğretir —bir peygamber göndermiş olduğu için büyük bir lûtufda bulunmuşdur.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Muhakkak ki Allah; mü’minlere ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitabı ve hikmeti öğreten kendi içlerinden bir resul göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar bundan önce apaçık bir sapkınlık içindeydiler.
H
Hayrat Neşriyat Meali
And olsun ki, Allah mü'minlere lütufta bulunmuştur. Çünki onlara içlerinden bir peygamber gönderdi, onlara (Allah'ın) âyetlerini okuyor, onları (günahlardan) temizliyor ve onlara Kitâb'ı ve hikmeti öğretiyor. Hâlbuki (onlar) daha evvel gerçekten apaçık bir sapıklık içinde idiler.
K
Kadri Çelik Meali
Allah, müminlere, aralarından kendilerine Allah'ın ayetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir minnette (taşınması ağır olan bir iyilikte) bulundu. Şüphesiz bundan önce açık bir sapıklık içinde idiler.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah’ın âyetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Hâlbuki daha önce onlar, apaçık bir sapkınlık içinde bulunuyorlardı.
M
M. Pickthall (English)
Allah verily hath shown grace to the believers by sending unto them a messenger of their own who reciteth unto them His revelations, and causeth them to grow, and teacheth them the Scripture and wisdom; although before (he came to them ) they were in flagrant error.
M
Mahmut Kısa Meali
Gerçekten Allah, inananlara büyük bir lütufta bulundu. Çünkü onlara kendi içlerinden öyle bir Peygamber gönderdi ki, onlara Allah’ın ayetlerini okuyor, onları günah ve şirk kirlerinden arındırıyor ve onlara Kitabı ve Kitaptaki hükümleri pratik hayata uygulama anlamına gelen hikmeti öğretiyor. Oysa onlar, bundan önce apaçık bir sapkınlık ve dalâlet içinde idiler. Bu ilâhî nîmetlerle taltif edilmiş olan bir topluma, şu tavır hiç yakışmadı:
M
Mahmut Özdemir Meali
Önceden elbette açıkça bir şaşkınlık içinde olduklarında, kendi canlarından bir rasûlü seçip gönderdiği zaman, and olsun ki, Allah Müminler’e karşılıksız iyilikte bulundu / lutfetti.
Onlara Kitab’ı ve Hikmet’i öğretiyor, onları arındırıyor, onlara O’nun âyetlerini okuyor.
M
Mehmet Okuyan Meali
Şüphesiz ki içlerinden kendilerine (Allah’ın) ayetlerini [tilavet] etmekte (okuyup aktarmakta), onları (kötülüklerden) arındırmakta ve kendilerine Kitap ve hikmeti (doğru hükümleri) öğretmekte olan bir elçi göndermekle Allah müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Onlar daha önce apaçık bir sapkınlık içindeydi.
M
Mehmet Türk Meali
Yemin olsun ki Allah Müslümanlara kendilerinden olan, onlara (Allah’ın) âyetlerini okuyan, onları (bâtıl inançlardan) temizleyen ve onlara kitap ve hikmeti¹ öğreten bir Peygamber göndererek büyük bir lütufta bulunmuştur. Şüphesiz onlar, daha önce apaçık bir sapkınlık içerisinde idiler.²
M
Mehmet Çakır Meali
Allah, kendi içlerinden birini elçi göndermekle müminlere çok büyük bir iyilikte bulunmuştur. Neden mi?: Çünkü bu elçi, halka Allah kelâmını okumak suretiyle, onları temiz toplum haline getirecek, ayrıca kendilerine yazıyı ve egemen olma sanatını da öğretecektir. Nitekim vaktiyle onlar, tamamen yalnızlığa terkedilmiş bir toplum idi.
M
Mehmet Çoban Meali
İçlerinden kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir elçi göndermekle müminlere büyük bir iyilikte bulunmuştur. Hâlbuki onlar daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.
M
Muhammed Esed Meali
Allah, mesajlarını onlara iletmek, onları arındırmak ve onlara ilahî kelâmı ve hikmeti öğretmek için içlerinden kendileri gibi (beşerden) bir elçi çıkararak müminlere lütufda bulunmuştur; halbuki daha önce apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlardı.
M
Mustafa Çavdar Meali
Allah, müminlere kendi içlerinden, onlara Allah’ın ayetlerini okuyan, şirk ve küfür pisliklerinden arındıran kitabı ve hikmeti öğreten bir elçi göndermekle büyük iyilikte bulunmuştur, oysa onlar bundan önce apaçık bir sapkınlık içindeydiler. 2/129-151, 62/2
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Doğrusu Allah, âyetlerini onlara okumak, onları arındırmak, ilâhî kelâmı ve hikmeti onlara öğretmek için içlerinden bir elçi çıkararak mü’minlere ihsanda bulunmuştur; oysa ki daha önce apaçık bir sapıklık içerisinde bulunuyorlardı.
O
Orhan Kuntman Meali
Andolsun Allah müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur ki, onlara, Allah’ın ayetlerini okuyan, onları (şirkten) arındıran, onlara Kitap ve hikmeti öğreten, kendi içlerinden bir Peygamber (Muhammed s.a.s.'i) göndermiştir, oysa daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
O
Osman Fırat Meali
Allah içlerinden onlara resul gönderdiği, ayetlerini onlara anlatarak onları temizlediği ve Kitab’ı ve Hikmet’i öğrettiği için mü’minlere lütufta bulunmuştur. (Halbuki) daha önce apaçık bir dalalet içinde idiler.
S
Sardorxon Jahongir
Darhaqiqat, Alloh o‘zlarini ichidan ularga oyatlarini o‘qib beradigan, shirk va gunohlardan tozalaydigan, kitob va hikmatdan ta’lim beradigan Payg‘ambar yuborib, mo‘minlarga ne’mat berdi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālānuñ ni‘metleri mü’minler üstinedür ki gönderdi anlarabir peyġamber özleri cinsinden. Oḳur üstlerine Tañrı āyetleri[ni] ve arıdur an‐ları günāhlardan. Daḫı ögredür anlara Tañrı Ta‘ālā kitābını daḫı dīn ‘ilminiögredür. Egerçi andan burun āşikāre azġunluḳ içinde idiler.
S
Suat Yıldırım Meali
Gerçekten Allah, kendi içlerinden birini, onlara âyetlerini okuması, Onları her türlü kötülüklerden arındırması, Kendilerine kitap ve hikmeti öğretmesi için resul yapmakla, müminlere büyük bir lütuf ve inâyette bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar besbelli bir sapıklık içinde idiler. [2, 129. 151; 16, 72; 41, 6; 25, 20; 12, 109]
S
Süleyman Ateş Meali
Andolsun ki, Allah, mü'minlere büyük lutufta bulundu: Zira daha önce açık bir sapıklık içinde bulunuyorlarken onlara, kendi içlerinden, kendilerine Allah'ın ayetlerini okuyan, kendilerini yücelten ve kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderdi.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Allâh Te'âlâ mü'minlere, onlara âyetlerini tilâvet ider, 'isyân, küfür ve fenâ işlerden onları temizler ve onlara kitâbı ve hikmeti öğredir, içlerinde kendilerinden bir rasûl göndermekle in'âm ve ihsân buyurdı. Halbuki onlar, bundan (o rasûlün ba'sinden) evvel âşikâr dalâletde idiler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Allah, içlerinden elçi çıkararak müminlere iyilikte bulundu. Bu Elçi onlara Allah’ın âyetlerini okur, onları geliştirir, onlara Kitabı ve hikmeti öğretir. Onlar daha önce açık bir sapkınlık içinde idiler.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Yemin olsun ki, Allah müminlere lütufta bulunup onları minnettar bırakmıştır: Kendi içlerinde onlara öyle bir resul gönderdi ki, onlara Allah'ın ayetlerini okuyor, onları temizleyip arındırıyor, onlara Kitap'ı ve hikmeti öğretiyor. Oysaki onlar, bundan önce açık bir sapıklığın tam içindeydiler.
Y
Yusuf Ali (English)
Allah did confer a great favour on the believers(473) when He sent among them a messenger from among themselves, rehearsing unto them the Signs of Allah, sanctifying them, and instructing them in Scripture and Wisdom, while, before that, they had been in manifest error.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Andolsun ki, Allah Teâlâ mü'minleri minnettar buyurdu. Çünkü içlerinde kendilerinden bir peygamber gönderdi ki onlara Hak Teâlâ'nın âyetlerini okuyor ve onları tezkiye ediyor ve onlara kitap ve hikmet talim buyuruyor. Halbuki bundan evvel apaçık bir dalâlet içinde bulunmuş idiler.
Ü
Ümit Şimşek Meali
İçlerinden, kendilerine Onun âyetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitabı ve hikmeti(33) öğreten bir peygamberi göndermekle, Allah mü'minlere gerçekten pek büyük bir lütufta bulunmuştur. Yoksa onlar daha önce apaçık bir sapıklık içindeydi.
İ
İhsan Aktaş Meali
Muhakkak Allah, müminlere kendi özlerinden bir elçi göndermekle onlara karşı lütufta bulunmuştur. O elçi onlara (Allah’ın) ayetlerini (mesajlarını) okuyor, onları (fena alışkanlıklardan) arındırıyor, kendilerine kitabı (Kur’an’ı) ve hikmeti (kitabın ihtiva ettği hikmet dolu kanun, hüküm, kural, emir, yasak ve ilkelerin pratik hayata uygulama şeklini, problem çözme ilmini ve insanlara faydalı bilgiyi) öğretiyor. Oysa onlar daha önce açık bir sapıklık içinde idiler. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Allah inananlara, içlerinden birisini elçi göndermekle iyilikte bulunmuştur. Elçi onlara Allah’ın ayetlerini okuyor, onları temizliyor ve kitabı ve kitapla hüküm vermeyi öğretiyor. Onlar daha önce apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlardı.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Mü/minler evvelce apaçık bir sapıklık içinde iken Allah kendi içlerinden onlara âyetlerini okur, kendilerini pâk kılar, onlara kitabı ve hikmeti öğretir. Peygamber göndermekle onlara bol bir nimet vermişti.
İ
İsmail Yakıt
Allah inananlara büyük bir lütufta [menn] bulundu. Çünkü onlara kendi içlerinden Allah’ın ayetlerini okuyan, onları arındıran ve kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderdi. Hâlbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Gerçekten Allah kendi aralarından bir elçi seçmekle onlara iyilik etti. Bu elçi onlara Allah’ın ayetlerini okur, onları arıtır, onlara Kitap’ı, doğrunun bilgisini öğretir. Onlar ise bundan önce açıktan açığa sapkınlık içinde idiler.
Ş
Şaban Piriş Meali
Allah, müminlere; onlara ayetlerini okuyan, arındıran, kitap ve hikmeti öğreten aralarından bir peygamber göndermekle büyük lütufta bulunmuştur oysa, bundan önce onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler.
Âl-i İmrân Suresi 164. Ayet Meali ve Tefsiri
Âl-i İmrân Suresi 164. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Âl-i İmrân Suresi 164. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Âl-i İmrân Suresi 164. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Âl-i İmrân Suresi 164. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?