Sureye Dön

Mâide Suresi Suresi, 70. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Andolsun ki İsrailoğullarından söz almıştık, peygamberler göndermiştik onlara. Fakat hangi peygamber onlara gelip canlarının istemediği bir şey getirdiyse o peygamberlerin bir kısmını yalanlamışlardı, bir kısmını öldürmüşlerdi.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Andolsun ki, biz İsrailoğullarından sağlam bir söz almış ve kendilerine peygamberler göndermiştik. Ama ne zaman bir elçi onlara, hoşlanmadıkları bir şey getirdiyse, isyan edip o elçilerin bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Andolsun, Biz İsrailoğullarından kesin söz (misak) almış ve onlara elçiler göndermiştik. (Ancak) Onlara, ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen şeyler (bildiren) bir elçi geldiyse, bir kısmını yalanlamışlar, bazısını da öldürmüşlerdi.
A

Ahmet Tekin Meali

Andolsun ki, biz İsrâiloğulları'nın, kesin sözlerini, taahhütlerini almıştık. Onlara özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasuller göndermiştik. Ne zaman bir Rasul onlara, nefislerinin arzu etmediği bir şey getirmişse, bunlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
A

Ahmet Varol Meali

Şüphesiz biz İsrailoğullarından kesin söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Ama her ne zaman bir peygamber onlara hoşlarına gitmeyen bir şey getirdiyse bu peygamberlerin kimilerini öldürdü, kimilerini de yalanladılar.
A

Ali Bulaç Meali

Andolsun, biz İsrailoğullarından kesin söz almış (misak) ve onlara elçiler göndermiştik. Onlara ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen bir şeyle bir elçi geldiyse, bir bölümünü yalanladılar, bir bölümünü de öldürdüler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Andolsun ki, biz, Allah'a ve Peygamberine iman hususunda, İsraîl Oğullarından kuvvetli söz almış ve kendilerine Peygamberler göndermiştik. Ne zaman bir peygamber, nefislerinin istemediği bir hükmü kendilerine getirdi ise, o peygamberlerin bir kısmını yalanladılar ve bir kısmını da öldürüyorlardı.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Andolsun, Biz İsrailoğullarından söz aldık ve onlara elçiler gönderdik. Her elçi, onların nefislerinin istemediği şeyleri onlara getirdikçe, onlar elçilerden bir kısmını yalanladılar. Bir kısmını da öldürüyorlardı.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Gerçek şu ki, biz İsrâiloğulları'ndan kesin bir söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediğini getirdiyse, bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
B

Besim Atalay Meali (1965)

İsrail oğullarından, biz ant almıştık, onlar için peygamberler göndermiştik, her ne zaman, bir peygamber canlarını sıkacak bir şey getirir ise, birtakımın yalanlayıp, birtakımın öldürdüler
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Biz İsrail oğullarından əhd almış, onlara peyğəmbərlər göndərmişdik. Hər dəfə bir peyğəmbər onlara ürəklərinə yatmayan bir hökm gətirdikdə (həmin peyğəmbərlərin) bir qismini yalançı hesab edər, bir qismini də öldürərdilər.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Andolsun ki, İsrailoğullarından sağlam söz almıştık ve kendilerine resuller göndermiştik. Ama ne zaman onlara bir resul, canlarının hoşlanmadığı bir hükümle geldiyse, kimini yalanladılar, kimini de öldürdüler. 
C

Cemil Said (1924)

Biz Benî İsrâîl’in mîsâkını kabûl iyledik ve ânlara rasûller gönderdik her ne vakit rasûller ânların nefîslerine ağır gelen hakîkatleri söylediler ise rasûllerin bir kısmını katl itdiler yalancılıkla ithâm itdiler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Andolsun ki İsrailoğullarının sağlam sözünü aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediğini (ilâhî hükümleri) getirdi ise bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

And olsun ki İsrailoğullarından söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle onlara her peygamber gelişte, bir kısmını yalanlarlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Andolsun biz, İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Fakat ne zaman onlara bir peygamber nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirmişse, bunlardan bir kısmını yalanlamışlar, bir kısmını da öldürmüşlerdir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Celâlim hakkı için Benî İsraîlin misakını aldık ve kendilerine Resuller gönderdik, canlarının istemediği bir hukmîle bir Resul geldikçe onlara bir takımına yalancı dediler, bir takımını da öldürüyorlardı
E

Emrah Demiryent Meali

Kasem olsun ki, biz İsrâiloğullarından (Tevrât’ın hükümleri ile amel edeceklerine dair) söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. (Ancak) onlara, her ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen şeylerle (ilâhî emirler bildiren) bir peygamber geldiyse, (o peygamberlerin) bir kısmını yalanlıyor, bir kısmını da öldürüyorlardı.
E

Erhan Aktaş Meali

Elbette İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara resûller gönderdik. Ne zaman kendi hevalarına¹ uymayan bir resûl geldiyse, bir kısmını yalanlıyor ve bir kısmını da öldürüyorlardı.
E

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ duttuķ benį isrāyil 'ahdini daħı viribidük anlaruñ dapa yalavacları. her niçe kim geldi anlara yalavaç anuñ-ile kim sevmez nefsleri bir bölügi yalan duttılar daħı bir bölügi depelerler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Andolsun ki biz İsrâîl oğullarından sapasağlam te'minât almış, onlara peygamberler göndermişizdir. Ne zaman bir peygamber, kendilerine canlarının hoşlanmayacağı bir şey'i getirdiyse bir takımını yalana çıkardılar, bir takımını da öldürdüler.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Muhakkak ki İsrailoğullarından söz almış ve onlara resuller göndermiştik. Ne zaman ki resuller onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle gelmişse onların bir kısmını yalanlamış, bir kısmını da öldürmüşlerdi.
H

Hayrat Neşriyat Meali

And olsun ki İsrâiloğullarının sağlam sözünü almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyi getirdi ise, bir kısmını yalanladılar, (Zekeriyyâ ve Yahyâ'ya yaptıkları gibi) bir kısmını da öldürüyorlardı.
K

Kadri Çelik Meali

Hiç şüphesiz İsrail oğullarından söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Onlara bir peygamber ne zaman nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle geldiyse, bir kısmını yalanlarlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Andolsun biz İsrâiloğulları’ndan kesin söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirdiyse, bir kısmına yalancı dediler, bir kısmını da öldürdüler.
M

M. Pickthall (English)

We made a covenant of old with the Children of Israel and We sent unto them messengers. As often as a messenger came unto them with that which their souls desired not (they became rebellious). Some (of them) they denied and some they slew.
M

Mahmut Kısa Meali

Andolsun ki, İsrail Oğulları’ndan Allah’ın gönderdiği her Peygambere iman edeceklerine dâir İsrail Oğulları’ndan kesin bir söz almış ve onlara nice Peygamberler göndermiştik. Fakat ne zaman bir Peygamber, onlara hoşlarına gitmeyecek bir hüküm getirdiyse, verdikleri sözden cayarak bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler, ellerinden gelse bugün de hiç çekinmeden öldürürler.
M

Mahmut Özdemir Meali

And olsun İsrail’in oğullarının mîsâkını (açık ve kesin bağlılık sözlerini) aldık; onlara rasûller gönderdik!
Her bir rasûl onlara nefislerinin hoşlanmayacağı şeylerle geldikçe, bunların bir kısmını yalanladılar; bir kısmını da öldürüyorlar.
M

Mehmet Okuyan Meali

Şüphesiz ki İsrailoğulları’ndan sağlam bir söz almış [*] ve onlara elçiler göndermiştik. Ne zaman elçi onlara [nefis]lerinin arzu etmediğini (hükümler) getirse (onların) bir kısmını yalanlıyor, bir kısmını da öldürüyorlar(dı). [*]
M

Mehmet Türk Meali

Şüphesiz Biz, İsrâil oğullarından bağlayıcı söz almış ve onlara Peygamberler göndermiştik. Onlara ne zaman bir Peygamber kendilerinin hoşlanmadığı bir şey getirirse, onlar bu (peygamberlerden) kimisini yalanladılar, kimisini de öldürdüler.
M

Mehmet Çakır Meali

Geçmişte İsrail oğulları ile sözleştik. kendilerine birçok elçiler gönderdik. Fakat her ne zaman tanrı elçisi kendilerine hoşlanmadıkları bir şey söylese, kimini yalanladılar kimini de öldürdüler.
M

Mehmet Çoban Meali

İsrailoğullarından sağlam söz alarak onlara Resuller göndermiştik! Ne zaman Resullerimiz onlara hoşlanmadıkları bir hüküm açıklamışsa; hemen Resullerden bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
M

Muhammed Esed Meali

GERÇEK ŞU Kİ, Biz İsrailoğulları’ndan kesin bir taahhüt almış ve onlara elçiler göndermiştik: [ama] ne zaman bir elçi, onlara hoşlanmadıkları bir şey getirdiyse [isyan ettiler:] o [elçi]lerin bir kısmını yalanladılar, diğerlerini de öldürdüler; ⁸⁷
M

Mustafa Çavdar Meali

Vaktiyle biz İsrailoğullarından misak/söz almış ve onlara elçiler göndermiştik. Elçiler, onların arzu ve heveslerine uymayan mesajla geldiğinde onların bir kısmını yalancılıkla suçladılar, bir kısmını da öldürdüler. 5/12
M

Mustafa İslamoğlu Meali

DOĞRUSU, Biz İsrâiloğulları’ndan söz almış ve kendilerine elçiler göndermiştik. Elçi(ler) onların hoşlanmadığı bir mesajla geldiği zaman bir kısmını yalanladılar bir kısmını ise öldürdüler.
O

Orhan Kuntman Meali

Andolsun ki biz, İsrailoğullarından söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. (Peygamberleri onlara Rablerinin emir ve yasaklarını bildirdi; verdikleri sözde durma, indirdiği hükümlere tabi olma hususunda onları defalarca uyardı. Fakat) Ne zaman ki bir peygamber, hoşlarına gitmeyen bir hüküm getirdiyse, (peygamberlerinin) bir kısmını yalancı saydılar, bir kısmım da öldürdüler.
O

Osman Fırat Meali

Biz İsrailoğulları’ndan söz aldık ve onlara resul gönderdik. Onlara her resul geldiğinde, kendilerinin arzusuna uymayan bir şeyle geldiklerinde bir kısmını yalanladılar ve bir kısmını öldürdüler.
S

Sardorxon Jahongir

Darhaqiqat, bani Isroil avlodlarining ahd-paymonini oldik hamda ularga Rasullar yubordik. Har gal ularga bir payg‘‎ambar nafslari istamagan amrlarni olib kelsa, bir qismini yolg‘‎onchiga chiqardilar va bir qismini esa o‘‎ldirardilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ biz alduḳ ‘ahdini Benī İsrā’īl ḳavminüñ, daḫı viribidük anlara peyġamberler, niçe kim gelse anlara peyġamberler nefsleri dilemegen nesne‐ler‐ile bir bölügi[n] yalanladılar ve bir bölügin depelediler.
S

Suat Yıldırım Meali

Biz İsrailoğullarından bu iman esası üzere kesin sözlerini almış ve onlara resuller göndermiştik. Ne zaman bir elçi, kendilerine canlarının istemediği bir şey getirdiyse, onlar bazı resullere “yalancı” diyor, bazılarını ise öldürüyorlardı. [2, 61]
S

Süleyman Ateş Meali

Andolsun, biz İsrail oğullarından söz almış ve onlara elçiler göndermiştik. Ne zaman bir elçi onlara canlarının istemediği bir şey getirdiyse (gelen elçilerin) bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürüyorlardı.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Biz Benî İsrâîl'den 'ahid ve mîsâk aldık ve onlara rasûller gönderdik. Her ne vakit ki onlara nefislerinin hevâsına inanmayan ahkâm ile bir rasûl geldi, bunlardan kimini tekzîb ve kimini de katl iylediler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

İsrail oğullarından söz aldık; onlara elçiler gönderdik. Ama onlar, hoşlanmadıkları bir şey getiren elçilerden kimini yalancı saydılar, kimini de öldürdüler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yemin olsun ki biz, İsrailoğullarının kesin sözlerini almış da onlara resuller göndermiştik. Ne zaman bir resul onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyi getirdiyse bir kısmını yalanladılar; bir kısmını da öldürüyorlardı.
Y

Yusuf Ali (English)

We took the covenant of the Children of Israel and sent them messengers, every time, there came to them a messenger with what they themselves desired not - some (of these) they called impostors, and some they (go so far as to) slay.(780)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Kasem olsun ki, Biz İsrailoğullarının misâkını aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Her ne vakit onların nefislerinin hevâsına uymayan bir hüküm ile onlara peygamber geldi ise, onlardan bir kısmını tekzîp ettiler, bir kısmını da öldürdüler.
Ü

Ümit Şimşek Meali

And olsun, Biz İsrailoğullarından ahit aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Fakat ne zaman onlara bir peygamber hoşlanmadıkları birşey getirecek olsa, bir kısmını yalanlıyor, bir kısmını da öldürüyorlardı.
İ

İhsan Aktaş Meali

Muhakkak ki biz İsrailoğullarından kesin bir taahhüt almış ve onlara elçiler göndermiştik: (ama) ne zaman bir elçi, onlara hoşlanmadıkları bir şey getirdi ise (isyan ettiler:) Onların bir kısmını yalanladılar, bazılarını da öldürüyorlardı.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Biz İsrail oğullarından sağlam bir söz almıştık ve bundan dolayı onlara elçiler gönderdik. Elçiler ne zamanki onların arzularına uymayan şeyleri getirdi ise, onlardan bir gurup elçileri yalanladılar ve bir gurubu da elçileri öldürdüler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

İsrail oğullarından misak almıştık. Onlara birçok peygamber göndermiştik. Peygamber onlara her ne zaman nefislerinin arzu etmedikleri bir şeyi getirdiyse önlerine çıktılar; kimini yalancı çıkardılar; kimini de öldürüyorlar.
İ

İsmail Yakıt

Andolsun Biz İsrailoğullarından kesin söz/teminat almış [mîsâk] ve onlara elçiler göndermiştik. Ancak her ne zaman bir elçi onlara nefislerinin hoşlanmadığı/arzularına uymayan bir şeyle geldiğinde, onlar bir kısmını yalanlarlar, bir kısmını da öldürürlerdi.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten Biz İsrailoğullarından söz aldık. Onlara elçiler de gönderdik. Onlar ise benliklerini okşamıyan bir gerçek getiren nekadar elçi geldiyse bir takımını da öldürmüşlerdi.
Ş

Şaban Piriş Meali

İsrailoğullarından söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle bir peygamber onlara geldiğinde onların bir kısmını yalanlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.

Mâide Suresi 70. Ayet Meali ve Tefsiri

Mâide Suresi 70. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mâide Suresi 70. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mâide Suresi 70. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mâide Suresi 70. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim