Ve sandılar ki bir cezaya uğramayacaklar. Kör oldular adeta, sağır kesildiler, sonra tövbe ettiler, Allah kabul etti, sonra gene de çoğu körleşti, sağır oldu ve Allah, onların yaptıklarını tamamıyla görür.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Böyle peygamber yalanlamak ve peygamber öldürmekle, kendilerine bir zarar gelmeyeceğini düşünüyorlardı. Böylece kalben kör ve sağır oldular. Sonra, Allah onların tevbesini kabul etti ama, sonra onların çoğu yine körleşti, sağırlaştı. Allah onların bütün yaptıklarını görmektedir.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Sapkın İsrailoğulları ve Allah’ın diğer kulları, yaptıkları zulüm ve kötülüklerden dolayı başlarına) Bir fitne olmayacak (bir bela sarılmayacak, ettikleri yanlarına kâr kalacak) sandılar da (hakikat çağrılarına karşı) körleştiler, sağırlaştılar. (İlgisiz ve duyarsız davrandılar.) Sonra Allah, (pişmanlık ve) tevbelerini kabul etti, (ama) onlardan çoğunluğu (tekrar kalben) körleştiler, sağırlaştılar. Allah (bunların) yapmakta olduklarını (geçmişte de, bugün de, gelecekte de) Görendir (ve cezalarını verecektir).
A
Ahmet Tekin Meali
Yahudiler, bir fitne kopmayacağını, belâlara, sıkıntılara, imtihanlara maruz kalmayacaklarını sandılar, doğru yolu görmemek için kör kesildiler. Peygamberlerin tebliğini, hak ve hakikati duymamak için kulaklarını tıkadılar. Sonra Allah, onların tevbelerini, günah işlemekten vazgeçip itaatle kendisine yönelişlerini kabul etti. Daha sonra içlerinden çoğu yine daha önce yaptıkları gibi, Muhammed'in peygamberliği ve tebliği ile ortaya çıkan hak dine karşı da kör ve sağır kesildiler. Allah onların işledikleri amelleri biliyor, görüyor.
A
Ahmet Varol Meali
(Yaptıklarından dolayı) başlarına bir bela gelmeyeceğini sandılar, kör ve sağır oldular. Sonra Allah onların tevbelerini kabul etti. Sonra onların çoğu yine kör ve sağır oldu. Allah onların yaptıklarını görmektedir.
A
Ali Bulaç Meali
Bir fitne olmayacak sandılar, körleştiler, sağırlaştılar. Sonra Allah, tevbelerini kabul etti, (yine) onlardan çoğunluğu körleştiler, sağırlaştılar. Allah yapmakta olduklarını görendir.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Hem sandılar ki, peygamberleri yalanlayıp öldürme belâsı başlarına kopmıyacaktır. Onlar, kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah tevbelerini kabul etti. Arkasından yine onların çoğu hakkı görmez ve işitmez oldular. Allah, bütün yaptıklarını görücüdür.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
(Kendilerine) fitne ve savaş gelmeyeceğini sandılar. Fakat kör oldular, sağır oldular (anlamadılar.) Sonra Allah, onların tevbesini kabul etti. Sonra çokları yine körleşip sağırlaştı. (İslam’ı anlamadılar.) Hâlbuki Allah, onların yaptıklarını çok iyi görendir.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Bir fitne kopmayacak sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah onların tövbesini kabul etti. Sonra yine çokları kör ve sağır kesildiler. Allah yaptıklarını görüyor.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Bir kargaşa gelmiyecek sandılar, kör oldular, sağır oldular, sonra Allah yarlıgadı onları, yine sonra, birçokları hem kör oldu, hem sağır, Allah görür yaptıkları işleri
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Və elə hesab edərdilər ki, (bunun müqabilində özlərinə) heç bir bəla üz verməyəcəkdir. Onlar kor və kar oldular. (Haqqı görməkdən və eşitməkdən aciz qaldılar). Sonra Allah onların tövbələrini qəbul etdi. Bundan sonra onların bir çoxu yenə (haqqı) görməz və eşitməz oldu. Allah onların nə etdiklərini görəndir!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(Bu cinayetleri işleyerek) kendi başlarına bir fitne (bir bela ve musibet) gelmeyeceğini sandılar da körleştiler, sağırlaştılar. Sonra Allah kendilerine tevbe nasip etti. Sonra yine içlerinden birçoğu, körleşti ve sağırlaştı. Allah yaptıklarını hakkıyla görmektedir.
C
Cemil Said (1924)
Fitneleri cezâsız kalacak sandılar, kör ve sağır oldılar sonra nâdim oldılar, lâkin Allâh ânların ’amellerini görir.
D
Diyanet Vakfı Meali
Bir belâ olmayacak zannettiler de kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah tevbelerini kabul etti. Sonra içlerinden çoğu yine kör ve sağır oldu. Allah onların yaptıklarını görmektedir.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Bir fitne kopmayacağını sandılar, körleştiler, sağırlaştılar; sonra Allah tevbelerini kabul etti, yine de çoğu körleştiler ve sağırlaştılar. Allah, işlediklerini görür.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
(Bu yaptıklarında) bir belâ olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra yine onlardan çoğu kör ve sağır kesildiler. Allah, onların yaptıklarını hakkıyla görendir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Onlar, bir fitne kopmayacak sandılar, kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti. Sonra yine onların çoğu kör, sağır kesildiler. Allah, onların yaptıklarını görüyor.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Hem başlarına bir fitne kopmayacak sandılar da kör ve sağır kesildiler, sonra Allah tevbelerini kabul buyurdu, sonra içlerinden bir çoğu yine kör ve sağır kesildiler, şimdi de Allah görüyor ne yapıyorlar
E
Emrah Demiryent Meali
Onlar, (işledikleri günahlar sebebiyle) başlarına bir *fitne gelmeyeceğini sandılar da (hakka karşı, manen) kör ve sağır kesildiler. Sonra (onlar, yaptıklarına pişman olarak günahlarına tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Ama onlardan çoğu yine (isyan edip, hakka karşı manen) kör ve sağır kesildiler. Allah, bütün yaptıklarını hakkıyla görmektedir.
E
Erhan Aktaş Meali
Bir fitne¹ olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler.² Sonra Allah, onların üzerine tevbe³ etti. Daha sonra onlardan birçoğu yine kör ve sağır kesildiler. Allah ne yaptıklarını gerçeğiyle görmektedir.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı śandılar kim olmaya od 'aźābı pes gözsüz oldılar daħı śaġır oldılar daħı śaġır oldılar çoķ anlardan. daħı Tañrı görürdür anı kim işlerler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Ve öyle sandılar ki (o yapdıkları, başlarına) bir belâ olmayacakdır. Kör kesildiler, sağır kesildiler onlar. Sonra Allah kendilerine tevbe nasıyb etdi (amma) sonra yine içlerinden bir çoğu kör ve sağır oldular. Allah, ne yaparlarsa hakkıyle görücüdür.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Başlarına bir fitnenin (:denemenin) gelmeyeceğini hesap ederek kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah onların tövbesini kabul etti. Ardından onların çoğu yine kör ve sağır kesildi. Allah, yaptıklarını görmektedir.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Ve (yapmakta oldukları şeyler, kendileri için) bir musîbet olmayacak sandılar da(hakka karşı) kör oldular, sağır oldular; sonra Allah tevbelerini kabûl etti; sonra içlerinden birçoğu (yine) kör ve sağır kesildiler. Hâlbuki Allah, ne yaparlarsa hakkıyla görendir.
K
Kadri Çelik Meali
Ve (işin içinde) bir imtihanın olmadığını sandılar da kör oldular, sağır kesildiler. Sonra Allah tevbelerini kabul etti, fakat arkasından yine onlardan çoğu kör oldular, sağır kesildiler. Allah onların ne yaptıklarını görücüdür.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Başlarına bir felâketin gelmeyeceğini sanıp kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah tövbelerini kabul buyurdu. Sonra içlerinden birçoğu yine görmezden ve duymazdan geldiler. Allah onların yaptıklarını görmektedir.
M
M. Pickthall (English)
They thought no harm would come of it, so they were willfully blind and deaf. And afterward Allah turned (in mercy) toward them. Now (even after that) are many of them willfully blind and deaf. Allah is Seer of what they do.
M
Mahmut Kısa Meali
Bu davranışlarından dolayı başlarına bir belâ gelmeyecek sandılar, böylece hakîkat karşısında kör ve sağır kesildiler! Sonra belâ üstüne belâya uğrayınca, pişman olup tövbe ettiler ve Allah tövbelerini kabul etti. Sonrada, işte bu Son Elçiyi gönderdi, fakat içlerinden pek çoğu, ona karşı da kör ve sağır kesildiler. Allah, yaptıkları her şeyi görmektedir. Ve kesinlikle cezasını verecektir.
M
Mahmut Özdemir Meali
Fitne olmaz diye hesap ettiler; derken körleştiler, sağırlaştılar. Yine de Allah onlara tevbe kabul etti.
Sonrasında onlardan birçoğu yine körleştiler ve sağırlaştılar. Ne işliyorlarsa Allah görmektedir.
M
Mehmet Okuyan Meali
Bir [fitne] (imtihan) olmayacak sanmışlar da kör ve sağır kesilmişlerdi. [*] Sonra Allah tevbelerini kabul etmişti; ardından içlerinden çoğu yine kör ve sağır kesilmişti. Allah onların yapmakta olduklarını görendir.
M
Mehmet Türk Meali
Onlar bir musîbet olmayacağını sanıp kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah, onlara tevbe nasip etti. Ardından Allah, onların yaptıklarını görüp dururken onların pek çoğu, yine kör ve sağır kesildiler.
M
Mehmet Çakır Meali
Hiç hesap sorulmaz sandılar. İlerisini göremediler, gerçekleri duyamadılar. Zaman zaman Allah kendilerini affetmiş olsa bile körler ve sağırlar giderek çoğaldı. Allah ise yaptıklarını görüp izliyordu...
M
Mehmet Çoban Meali
Bir fitne olmayacak zannettiler. Kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah tövbelerini kabul etti. Sonra içlerinden çoğu yine kör ve sağır kesildiler. Allah onların yaptıklarını görüyor.
M
Muhammed Esed Meali
(bunu yapmakla) kendilerine bir zarar gelmeyeceğini düşünüyorlardı; böylece [kalben] kör ve sağır oldular. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti: (ama sonra) onların çoğu yine körleşti, sağırlaştı. Allah onların bütün yaptıklarını görür.
M
Mustafa Çavdar Meali
Onlar, başlarına bir felaket gelmeyeceğini zannederek, ilahi uyarılara kör ve sağır davrandılar. Sonra Allah, onların tövbesini kabul etti. Daha sonra yine onların çoğu ilahi hakikatlere kör ve sağır davrandılar. Hâlbuki Allah, yaptıklarını çok iyi görmektedir. 3/105-106
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Zira kendilerine bir belâ gelmeyeceğini sanarak kör ve sağır davrandılar.[⁹⁶³] Sonra Allah onların tevbelerini kabul etti. Bunun ardından onların çoğu yine körleşti ve sağırlaştı: ama Allah yaptıkları her şeyi görmektedir.
O
Orhan Kuntman Meali
(Rablerinden) Başlarına bir bela gelmeyecek sandılar, kör ve sağır kesildiler, sonra Allah kendilerine tevbe nasip etti. Fakat içlerinden bir çoğu yeniden kör ve sağır kesildi, (hakkı işitip duymaz ve hak yolunda yürümez oldular.) Allah onların yaptıklarını elbette hakkıyle görendir.
O
Osman Fırat Meali
Ve bir fitnenin başlarına gelmeyeceğini sandılar, (ikazlara) kör ve sağır oldular. Sonra Allah tevbelerini kabul etti ve sonra da onların çoğu yine (uyarılara) kör ve sağır oldular. Allah onların yapmakta olduklarını görmektedir.
S
Sardorxon Jahongir
Qilmishlari tufayli boshlariga balo bo‘lmaydi deb o‘ylab, ko‘r va kar bo‘lib oldilar. Shundan keyin ham Alloh ularning tavbasini qabul qildi. So‘ngra ularning ko‘pchiligi yana haqni ko‘rmaydigan va eshitmaydigan bo‘lib qoldilar. Alloh ularning barcha qilayotgan ishlarini ko‘rib turuvchi Zotdir.
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ṣandılar ki fitne olmaz, kör oldılar, ṣaġır oldılar. Andan ṣoñra TañrıTa‘ālā tevbe virdi anlara. Andan ṣoñra kör oldılar, ṣaġır oldılar anlaruñ çoġı.Tañrı Ta‘ālā görür anlar işledügi işleri.
S
Suat Yıldırım Meali
Başlarına bir bela gelmeyeceğini sandıkları için, kör ve sağır kesildiler. Sonra tövbe ettiklerinde Allah da tövbelerini kabul buyurdu. Sonra içlerinden birçoğu yine kör ve sağır kesildiler. Allah yaptıklarını hakkıyla görüyor.
S
Süleyman Ateş Meali
Bir fitne kopmayacak sandılar, kör oldular, sağır kesildiler. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti. Sonra yine çokları kör, sağır kesildiler. Allah yaptıklarını görüyor.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Ve (bu katl ve tekzîb-i enbiyâdan dolayı) dûçâr-ı 'azâb olmayacaklarını zan itdiler de kör ve sağır oldılar. (Hakkı görmez ve işitmez oldılar) Sonra Allâh onların tevbelerini kabûl itdi. ('Îsâ 'aleyhisselâmı gönderdi) sonra yine kör ve sağır oldılar. Allâh onların işledikleri şeyleri göricidir.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Zor bir imtihandan geçirilmeyeceklerini sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah, dönüşlerini (tevbe) kabul etti. Ama onların çoğu daha sonra yine de kör ve sağır kesildi. Allah, onların yaptığı herşeyi görür.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Bir fitne kopmayacak sandılar. Kör oldular, sağır kesildiler. Derken Allah tövbelerini kabul etti. Sonra yine birçokları körleştiler, sağırlaştılar. Allah, onların yaptıklarını ayan-beyan görür.
Y
Yusuf Ali (English)
They thought there would be no trial (or punishment); so they became blind and deaf;(781) yet Allah (in mercy) turned to them; yet again many of them became blind and deaf. But Allah sees well all that they do.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve sandılar ki bir fitne olmayacaktır. Artık onlar kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah Teâlâ tevbelerini kabul buyurdu, sonra onlardan birçoğu yine kör ve sağır kesildiler. Allah Teâlâ ise ne yaptıklarını bihakkın görücüdür.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onlar başlarına bir belâ gelmeyecek sandılar da körleşip sağırlaştılar. Sonra Allah onların tevbelerini kabul etti. Sonra da birçokları yine körleşip sağırlaştı. Allah ise onların yapmakta olduklarını görüyor.
İ
İhsan Aktaş Meali
(Bunları yapmakla) bir karışıklık çıkmayacak, (başlarına bir mihnet, bela ve musibet gelmeyeceğini, bir sınavla, test olmakla karşı karşıya kalmayacaklarını) zannederek (gerçeğe ve ikazlara karşı) kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul buyurdu; (cezayı hak ettikleri hâlde, onları cezalandırmadı; onlara kendilerini düzeltmeleri için bir fırsat daha verdi.) ama bunun ardından pek çoğu yine (gerçeğe ve ikazlara karşı( kör ve sağır kesildiler. Oysa Allah, ne yapıp ettiklerini hakkıyla görmektedir.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
(Elçileri yalanlamak ve onları öldürmekle başlarına) bir bela gelmeyeceğini zannettiler. Körleştiler ve sağırlaştılar. Bundan sonra Allah onlara tekrar mühlet verdi. Buna rağmen onlardan pek çoğu yine körleştiler ve sağırlaştılar. Allah muhakkak ki yaptıklarını en iyi görendir.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar hiçbir mihnet [¹] bulunmaz sandılar da kör oldular, sağır oldular [²]. Sonra Allah onların tövbelerini kabul etti, sonra onlardan bir çoğu yine kör oldu, sağır oldu. Allah işlediklerini görür.
İ
İsmail Yakıt
Başlarına bir belâ [fitne] gelmeyeceğini sandılar ve bu yüzden, körleştiler ve sağırlaştılar. Sonra Allah onların tevbelerini kabul etti. Sonra onların birçoğu yine körleşip sağırlaştılar. Allah onların yapmakta oldukları şeyleri en iyi görendir²⁵.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar öyle sandılar ki başlarına kara gelmiyecektir. Kör oldular, sağır oldular! Sonra Allah onların tövbelerini onadı. Sonra içlerinden birçoğu yine kör oldular, sağır oldular! Allah onların bütün işlediklerini görücüdür.
Ş
Şaban Piriş Meali
Bir fitnenin olmayacağını zannederek körleştiler, sağırlaştılar. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti. Ardından yine onların çoğu körleşip, sağır oldular. Allah, yaptıklarını çok iyi görmektedir.
Mâide Suresi 71. Ayet Meali ve Tefsiri
Mâide Suresi 71. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mâide Suresi 71. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mâide Suresi 71. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mâide Suresi 71. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?