Sureye Dön

Münâfikûn Suresi Suresi, 3. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bu da, hiç şüphesiz, inandıklarından, sonra kafir olduklarındandır; derken Allah, gönüllerini mühürlemiştir; gerçekten de onlar, anlamayan bir topluluktur.
A

Abdullah Parlıyan Meali

İşte böyledir, çünkü onlar iman ettiklerini iddia ederler halbuki kendi nefislerinde hakikatleri inkâr edip kâfir olmuşlar ve böylece kalplerine bir mühür vurulmuştur ve artık neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamazlar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Bu, onların (ilk başta; akılları ve vicdanları İslami gerçekleri ve Hakk Dinin gerekliliğini anlayıp) iman etmelerine (rağmen, işlerine gelmediği ve beğenmedikleri için) sonradan (kalben itiraz ve) inkâra yönelmeleri (ama zahiren hâlâ Müslüman görünmeleri) dolayısıyla böyle davranılmaktadır. Bu yüzden kalplerinin üzerine mühür basılmış (hidayetleri kararmıştır), artık onlar (gerçeği ve başlarına geleceği) kavrayamaz konumdadır.
A

Ahmet Tekin Meali

Bu, onların, önce sözde iman etmeleri, sonra inkârda ısrar etmeleri, küfre saplanmaları sebebiyledir. Böylece de, Allah onların kalplerini, kafalarını anlayışsız hale getirdi. Onlar derin düşünemez oldular.
A

Ahmet Varol Meali

Bu onların iman edip sonra inkâr etmeleri dolayısıyladır. Bu yüzden kalplerine mühür vuruldu. Artık onlar anlamazlar.
A

Ali Bulaç Meali

Bu, onların iman etmeleri sonra inkâr etmeleri dolayısıyla böyledir. Böylece kalplerinin üzerini mühürlemiştir, artık onlar kavrayamazlar.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Bu kötü halleri şundan: Çünkü onlar görünüşte iman ettiler, sonra (kalbleri ile) inkâr ettiler. Bu yüzden kalbleri mühürlenmiş de artık anlamaz olmuşlardır onlar.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Çünkü onlar, imana girdiler, sonra kâfir oldular. Bunun üzerine Allah, onların kalplerini mühürledi de onlar anlamaz bir toplum oldular.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Bu davranışlarının sebebi, şudur: “İnanırlar, sonra inkâr ederler; bu yüzden kalplerinin üzeri mühürlenir, artık onlar anlamazlar.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

İşte bunlar, inandılar, sonra kâfir oldular, onların yüreğine Allah da damga vurdu, artık onlar anlamazlar!
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Bunun səbəbi odur ki, onlar (dildə) iman gətirdilər, sonra isə (ürəklərində gizli) kafir oldular. Buna görə də onların ürəklərinə möhür vurulmuş, özləri isə anlamaz kimsələr olmuşlar.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Bu, onların önce (dilleriyle) inandıklarını söylemeleri, sonra da (kalpleriyle) inkâr etmelerindendir. Böyle davranmaları yüzünden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar (gerçeği) kavrayamazlar.
C

Cemil Said (1924)

Bunlar evvelâ îmân itdiler sonra küfre rücû’ itdiler, kalbleri mühürlendi hiç bir şey anlamıyorlar.
D

Diyanet Vakfı Meali

Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar hiç anlamazlar.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Bu, önce inanıp sonra inkar etmiş olmalarındandır. Bu yüzden kalbleri mühürlenmiştir; artık anlamazlar.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bu, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleri, bu yüzden de kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Bunun sebebi şudur: Onlar inandılar, sonra inkar ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

O şundan: Çünkü onlar iymana gelmişler, sonra küfre gitmişlerdir de o kâlblerine tab'olunmuş da artık anlamaz olmuşlardır
E

Emrah Demiryent Meali

Bu, (kötü hâllerinin sebebi) onların önce (dilleriyle) inandıklarını söylemeleri, sonra da (kalpleriyle) inkâr etmelerindendir. Bu yüzden kalpleri (manen) mühürlenmiştir. Artık onlar hakkı anlamazlar.
E

Erhan Aktaş Meali

Bu şundandır: onlar önce İman ettiler sonra küfrettiler. Bu nedenle, onların kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar, gerçeği kavrayamazlar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

şol andan ötürüdür kim anlar įmān getürdiler andan kāfir oldılar. pes mühr uruldı göñülleri üzere pes anlar añlamazlar.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Bu (kötü amelleri şundandır:) Çünkü onlar (zaahiren) îman etdiler. (Fakat) sonra (kalbleriyle) kâfir oldular. Bu yüzden kalblerinin üstüne (küfür) mühr (ü) basıldı. Onun için onlar (îmanın hakıykatını) anlamazlar.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Bunun sebebi onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden zihinleri mühürlenmiştir. Artık onlar kavrayamazlar.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Bu, şübhesiz onların îmân edip sonra inkâr etmeleri yüzündendir; bunun üzerine kalbleri mühürlenmiştir; artık onlar (hakkı) anlamazlar.
K

Kadri Çelik Meali

Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra küfre sapmalarıdır. Böylece kalplerinin üzerine damga vurulmuştur; artık onlar kavrayamazlar.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Şöyle ki, onlar sözde inandılar ama gerçekte inkâr ettiler; bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir; artık anlayıp kavrayamazlar.
M

M. Pickthall (English)

That is because they believed, then disbelieved, therefore their hearts are sealed so that they understand not.
M

Mahmut Kısa Meali

Evet, münâfıkların durumu böyledir; çünkü onlar, İslâm hakîkatiyle ilk karşılaştıklarında iman etmiş, fakat daha sonra birtakım çıkar hesapları yüzünden hakîkati bile bile inkâr etmişlerdir. İşte bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir, artık iç dünyalarında gerçeğin sesini duyamaz, doğruyu eğriyi idrâk edemezler.
M

Mahmut Özdemir Meali

Bu onların, iman edip sonra da inkâr ettikleri sebebiyledir. Kalblerine mühür vuruldu; fıkıh etmezler (inceden inceye düşünmezler / anlamazlar).
M

Mehmet Okuyan Meali

Bunun sebebi, onların önce iman et(tiğini söyley)ip sonra inkâr etmeleridir. (Bu yüzden) kalpleri mühürlenmiştir. [*] Artık (gerçeği) anlayamazlar.
M

Mehmet Türk Meali

Bu (münâfıklar,) hep böyledir. Onlar, önce îman eder, sonra da inkâr ederler. Onların kalpleri (bu yüzden) mühürlenmiştir. Artık onlar hiçbir şey anlamazlar.
M

Mehmet Çakır Meali

Neden mi? Çünkü önce inandılar, sonra inkar ettiler. Bu yüzden kalpleri damgalandı. Artık kavrayamazlar.
M

Mehmet Çoban Meali

Bu, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleri, bu yüzden ön yargıları nedeniyle kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar.
M

Muhammed Esed Meali

böyledir, çünkü onlar imana erdi[klerini iddia eder]ler, halbuki ² [içlerinde] hakikati inkar ederler ve böylece, kalplerine bir mühür vurulmuştur, artık [neyin doğru, neyin yanlış olduğunu] anlayamazlar. ³
M

Mustafa Çavdar Meali

Dahası onlar iman ettiklerini söylüyorlar ama yaptıkları ile küfre giriyorlar. İşte bu ikiyüzlüler kalplerini inanmaya kapatıyorlar artık gerçeği kavrayamazlar. 2/8...20, 3/7
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Bunun nedeni, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir; sonunda kalplerine mühür vurulmuştur:[⁵¹¹⁴] artık onlar (imanın hakikatini) kavrayamazlar.
O

Orhan Kuntman Meali

Onlar önce iman edip sonra inkâr etmişlerdir. (Hidâyeti bırakıp sapıklığı satın almışlardır.) Bu yüzden kalbleri de mühürlenmiştir. (Şeytan yaptıklarını kendilerine güzel göstermiş, dünya menfaatından başka bir şey düşünmez olmuşlardır, ahirete inanmazlar ve onu hatırlarına bile getirmek istemezler) Artık onlar hiç laf anlamazlar! (Ne kadar uğraşsan tevbe edip imana gelmezler)
O

Osman Fırat Meali

Bu, onların iman etmelerinden sonra inkar etmeleri yüzündendir. Onların kalplerinin üzerini mühürlemiştir. Ve onlar artık anlamazlar.
S

Sardorxon Jahongir

Bunga sabab ular oldin tillarida iymon keltirib, so‘‎ngra dillarida kufr keltirganlaridir. Bas, ularning dillari muhrlab qo‘‎yildi. Endi ular haqiqatni anglay olmaydilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol andan ötürüdür kim anlar īmān getürdiler, andan ṣoñra kāfir oldılar. Pesmühr urıldı yürekleri üstine. Pes anlar fehm eylemezler.
S

Suat Yıldırım Meali

Çünkü onlar önce inandıklarını iddia ettiler, sonra inkâra gittiler. Bu sebeple kalpleri mühürlendi. Artık onlar hakkı anlamazlar.
S

Süleyman Ateş Meali

(Bu davranışlarının) Sebebi şudur: İnandılar, sonra inkar ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi, artık onlar anlamazlar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Evvelce îmân idüb sonra küfür itdiklerinden Allâh kalblerine nifâk mührini urdı. Onlar bunı fehm itmezler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Kötü olan, önce inanmaları sonra ayetleri görmezlikten gelmeleridir. Ardından kalpleri üzerinde yeni bir yapı oluşturulur[1]; artık (ne hale geldiklerini) anlamazlar[2].
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Bu durumun sebebi şudur: Onlar iman ettiler, sonra küfre saptılar da kalpleri üzerine mühür basıldı. Artık onlar incelikleri anlamazlar.
Y

Yusuf Ali (English)

That is because they believed, then they rejected Faith: So a seal was set(5468) on their hearts: therefore they understand not.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

O, şunun içindir ki, şüphe yok onlar (zahiren) imân ettiler, sonra kâfir oldular, imdi kalblerinin üzeri mühürlendi, artık onlar anlayamazlar.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Çünkü önce iman etmiş, sonra kâfir olmuşlar, ondan sonra da kalpleri mühürlenmiştir; artık birşey anlayacak durumda değillerdir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Bu, onların (görünüşte) iman edip, sonra da (gönülleriyle) inkâr etmiş olmalarındandır. Bu yüzden (melekler âleminde tanınmaları için) onların kalbleri (akıl merkezi olan beyinleri) üzerine (bir) damga (manevi bir işaret) vurulmuştur. Artık (onlar gerçeği) anlamaya çalışmazlar. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Bu onların önce iman edip, sonra da inkâr etmelerinden dolayı, kalplerine mühür vurularak kapatılmış olmalarındandır. Artık doğruları hiçbir zaman anlayamazlar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Şunun için ki onlar dilleriyle iman ettiler. Sonra kalplerinde gizli olarak kâfir kaldılar da kalbleri üzerine mühür basıldı, onlar imanın hakikatini anlayamazlar.
İ

İsmail Yakıt

Bu onların önce inanıp sonra da inkâr etmiş olmalarındandır. Bu yüzden kalplerinin üzerine mühür vurulmuştur². Onlar artık anlamazlar.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bu da şundandır: Onlar önce inandılar, sonra tanımadılar. Bunun üzerine yürekleri katılaştırıldı. Artık onlar kavrıyamazlar.
Ş

Şaban Piriş Meali

Bu, onların iman edip, sonra da inkar etmiş olmalarındandır. Onların kalpleri paslanmıştır. Onun için anlamazlar.

Münâfikûn Suresi 3. Ayet Meali ve Tefsiri

Münâfikûn Suresi 3. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Münâfikûn Suresi 3. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Münâfikûn Suresi 3. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Münâfikûn Suresi 3. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim