Sureye Dön

Neml Suresi Suresi, 58. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve onlara öylesine bir yağmur yağdırdık ki, korkutulanlara yağan yağmur, ne de kötü yağmurdur.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Üzerlerine taş yağmuru indirdik uyarılıp da aldırmayanların yağmuru gerçekten de ne kötü oldu!
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ve onların (eşcinsel sapıkların) üzerlerine (çok şiddetli ve dehşetli) bir (bela olarak taş) yağmuru yağdırdık. Uyarılıp korkutulan (ama bu çağrıları takmayınca intikam alınan)ların (felaket) yağmuru ne kötü (ve acıdır).
A

Ahmet Tekin Meali

Onların üzerine müthiş bir yağmur, taş yağdırdık. Sorumluluk, hesap ve ceza hatırlatılarak uyarılanların yağmuru ne berbat, ne korkunç yağmurdur.
A

Ahmet Varol Meali

Üzerlerine de bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmurları ne kötü idi!
A

Ali Bulaç Meali

Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Onların üzerine öyle (taştan ibaret) bir yağmur yağdırdık ki!... O korkutulup da iman etmiyenlerin yağmuru ne kötüdür!...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve onların başına acayip bir yağmur yağdırdık. İşte uyarılıp da yola gelmeyenlerin başına gelen yağmur ne kötü bir yağmurdur!
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Geride kalanların üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların bu yağmuru ne kötü idi!
B

Besim Atalay Meali (1965)

Diyesin ki: «Allaha hamd ola, selâm onun süzerek, seçtiği kullarına, Allah mı daha yeğdir? Yoksa, onların eş koştukları mı?
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onların üstünə (qızmar daşdan) bir yağış yağdırdıq. (Peyğəmbərlər vaxitəsilə Allahın əzabından) qorxudulanların yağışı nə yaman imiş!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onların üzerine (taş gibi) bir yağmur yağdırdık. Uyarıldığı halde yola gelmeyenler üzerine inen yağmur da ne kötüdür! 
C

Cemil Said (1924)

Ânların üzerlerine taş yağdırdık. ’Azâba inanmayan bu âdemlerin üzerine yağan yağmur ne müdhîş idi!
D

Diyanet Vakfı Meali

Onların üzerlerine müthiş bir yağmur indirdik. Bu sebeple, uyarılan (fakat aldırmayan) ların yağmuru ne kötü olmuştur!  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Geride kalanların üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılan fakat yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötü idi!*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kötüydü![409]
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onların üzerlerine öyle bir yağmur indirdik ki, ne kötü idi uyarılanların yağmuru!
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve onların üzerlerine öyle bir yağmur yağdırmıştık ki ne kötüdür o münzerîn yağmuru?
E

Emrah Demiryent Meali

Onların üzerine (taştan) yağmur (lar) yağdırdık. (Başlarına gelecek olan azap hususunda) uyarılanların (fakat küfür ve isyanda ısrar edenlerin) yağmuru ne kadar da kötüdür.
E

Erhan Aktaş Meali

Ve onların üzerlerine taştan¹ yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru; çok kötü oldu.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı yaġdurduķ anlaruñ üzere yaġmur yavuz oldı ķorķıdmılmışlaruñ yaġmurı!
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onların üstüne öyle bir yağmur yağdırdık ki... Ne kötü idi inzâr edilenlerin yağmuru!
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Üzerlerine (taştan) bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötü!
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ve üzerlerine (taştan) bir yağmur yağdırdık. Artık o korkutulan (kâfir) kimselerin yağmuru, ne kötü idi!
K

Kadri Çelik Meali

Ve onlar üzerine özel bir yağmur (azap) yağdırdık. Uyarılıp korkutulanların yağmuru pek de kötüdür!
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onların üzerine müthiş bir yağmur indirdik; önceden uyarılmış olanların yağmuru ne korkunç oldu!
M

M. Pickthall (English)

And We rained a rain upon them. Dreadful is the rain of those who have been warned.
M

Mahmut Kısa Meali

Ve üzerlerine, azap taşlarını bir yağmur gibi yağdırdık! Evet, güzelce uyarıldıkları hâlde Allah’a başkaldıranların yağmuru, ne kötü bir yağmurdur!
M

Mahmut Özdemir Meali

Onların üzerine yağmur yağdırdık.
Uyarılanlar’ın yağmuru kötü oldu. ***
M

Mehmet Okuyan Meali

Üzerlerine büyük bir bela yağmuru yağdırmıştık. Uyarılanların (ama yola gelmeyenlerin) bela yağmuru ne de kotu (olmuştu)!
M

Mehmet Türk Meali

Ve üzerlerine çok şiddetli bir (azap) yağmuru yağdırdık. Uyarılanların yağmuru gerçekten ne kötü bir yağmurdur!¹
M

Mehmet Çakır Meali

Sonra üzerilerine yağmur bindirdik. Bunca uyarıdan sonra nasıl da yağdı mübarek!...
M

Mehmet Çoban Meali

Üzerlerine taş yağmuru yağdırdık! Uyarıldıkları halde aldırmayanların yağmuru gerçekten çok kötüydü.
M

Muhammed Esed Meali

Ve ötekilerin üzerine [yok edici] bir yağmur yağdırdık; uyarıl[dıkları halde aldırmay]anların uğradığı bu yağmur ne korkunç bir yağmurdur! ⁵³
M

Mustafa Çavdar Meali

Onların üzerine yağmur gibi taş yağdırdık. Ne korkunçtur uyarılara kulak asmayanların yağmuru. 15/59...75
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Nihayet (bela) sağanağını üzerlerine boca ettik: ve uyarılan (fakat uslanmayan) kimselerin maruz kaldığı sağanağın ne berbat olduğunu (gösterdik)!
O

Orhan Kuntman Meali

Geride kalanların üzerine öyle bir yağmur indirdik ki, ne kötü idi o (uyarıldıkları halde) kötülükte direnenlerin yağmuru!
O

Osman Fırat Meali

Üzerlerine bir yağış (ateş) yağdırdık. Uyarılanların (azap) yağışı ne kötü oldu.
S

Sardorxon Jahongir

Shundan so‘‎ng, ularning ustiga toshli yomg‘‎ir yog‘‎dirdik. Bas, halokatdan ogohlantiriluvchilarning yomg‘‎iri naqadar yomon bo‘‎ldi!
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı anlar üstine ṭaş yaġdurduḳ. Ne ḳatı yaman yaġmur yaġmaḳ‐ıdı birḳavm üstine ki ḳorḳudıcı geldi özlerine.
S

Suat Yıldırım Meali

Üzerlerine öyle berbat bir yağmur indirdik ki! Uyarılıp da aldırmayanların mâruz kaldıkları o yağmur ne fena bir yağmurdu!
S

Süleyman Ateş Meali

Üzerlerine (pişmiş çamurdan bir taş) yağmur(u) indirdik. Uyarıl(ıp da aldırmay)anların yağmuru gerçekten ne kötü oldu!
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ve kavmin üzerine bir yağmur yağdırdık. İnzâr olundukları küfürden ictinâb itmeyenlerin yağmurı ne fenâ şeydir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılmış kimselerin yağmuru ne kötüydü!
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Üzerlerine bir de yağmur yağdırdık. Uyarılmış olanlar üzerine inen yağmur da ne kötüdür!"
Y

Yusuf Ali (English)

And We rained down on them a shower (of brimstone): and evil was the shower on those who were admonished (but heeded not)!
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve onların üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Artık ne fena oldu o korkutulmuş olanların yağmuru!
Ü

Ümit Şimşek Meali

Üzerlerine de bir yağmur yağdırdık ki! Uyarılmış olanlar için ne kötü bir yağmurdu o!
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve onların üzerine (volkanik patmalar sebebiyle) yağmur (gibi lav) yağdırdık. Bu sebeple, (başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kötüydü.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Üzerlerine korkunç bir yağmur yağdırdık. Uyarılanlar için o ne kötü bir yağmur.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Üzerlerine taş yağmuru yağdırdık. Allah azabıyle korkuya düşen kimselerin yağmuru ne kötü yağmurdur!
İ

İsmail Yakıt

Onların üzerine öyle bir (taş) yağmuru yağdırdık ki! Uyarılanların (ama kulak asmayanların) yağmuru ne kötü olmuştu!
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onların üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki! Uyarılanların üzerine yağdırılan bu yağmur ne kötü bir yağmurdu!
Ş

Şaban Piriş Meali

O halkın üzerine (kahredici) bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötü...

Neml Suresi 58. Ayet Meali ve Tefsiri

Neml Suresi 58. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Neml Suresi 58. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Neml Suresi 58. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Neml Suresi 58. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim