Hayır, o zulmedenler, bilgisizce kendi havalarına uydular; Allah'ın saptırdığı kişiyi kim doğru yola sevkedebilir? Ve onlara bir yardımcı da yoktur.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Yaratılış gayesi dışında yaşamak isteyenler, hiçbir kesin bilgileri olmaksızın kendi arzu ve hevesleri peşinde giderler. Allah'ın bu şekilde saptırdıklarını, kim doğru yola iletebilir ve bu işte kim onlara yardım edebilir.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Hayır, (asıl) zalimler; hiçbir bilgiye (akli ve vicdani belgeye) dayanmaksızın kendi hevâ (istek ve tutku)larına uymuş (ve Allah’ın sözlerini kendi heveslerine uydurmuş olan)lardır. (Bunlar Kur’an’ı ve Resulüllah’ı değil, kendi kuruntularını esas almışlardır. Oysa bir bilgi ve belgeye dayanarak ilmi tartışma yapanların hataları bağışlanır.) Allah’ın saptırdığını artık kim hidayete ulaştıracaktır? Onların hiçbir yardımcıları da bulunmayacaktır.
A
Ahmet Tekin Meali
Gel gör ki, inkâr ile isyan ile kendilerine zulmedenler, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyenler, haksızlık edenler, şirke girenler şahsî arzu ve ihtiraslarına uydular. Allah'ın, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti tercihlerine özgürlük tanıdığı akıllı ve sorumlu varlıkları kim doğru yola sevk edebilir? Onlara yardım eden de bulunmaz.
A
Ahmet Varol Meali
Hayır, zulmedenler bilgisizce arzularına uydular. Allah'ın saptırdığını kim doğru yola iletebilir? Onların yardımcıları da yoktur.
A
Ali Bulaç Meali
Hayır, zulmedenler, hiç bir bilgiye dayanmaksızın kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır. Allah'ın saptırdığını kim hidayete erdirebilir? Onların hiç bir yardımcıları yoktur.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Doğrusu (şirke varmakla nefislerine) zulmedenler, cahil oldukları halde hevalarına uydular. Artık Allah'ın saptırdığı kimseyi, kim hidayete (Allah'ın dinine) erdirebilir? O kâfirler için (Allah'ın azabını engelliyecek) yardımcılardan da (hiç kimse) bulunmaz.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
(Hayır, bunlar akıl etmiyorlar.) Belki o zalimler, hiçbir ilmî veriye dayanmadan heva ve heveslerine uyarlar. Artık Allah’ın saptırdığını kim doğru yola getirebilir? Ve onlara yardımcılar da olmayacaktır.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Ne var ki şirk koşanlar/zalimler, bir hakikat bilgisine dayanmadan kendi arzu ve heveslerinin peşine giderler. Allah'ın saptırdığını kim doğru yola ulaştırabilir? Onların hiçbir yardımcıları da olmayacaktır.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Hayır, zalim olan uluslar —bilmeksizin— uydular kendi havalarına, Allahın saptırdığın doğru yola kim iletir? Yoktur yardımcıları
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Lakin (özlərinə) zülm edənlər (kafirlər) nadanlıqla nəfslərinin istəklərinə uydular. Allahın (küfr edəcəklərini əzəldən bildiyi üçün) yoldan çıxartdıqlarını doğru yola (islam dininə) kim sala bilər? Onlara kömək edə bilən kəslər də olmaz!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Fakat (inkâr ederek nefsine) zulmedenler hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi heveslerine uymuşlardır. (İnatları yüzünden) Allah’ın sapıklıkta bıraktığı kimseyi kim doğru yola iletebilir ki? Onların (Allah’ın azabından koruyacak) yardımcıları da olmayacaktır!
C
Cemil Said (1924)
Bilmeksizin hevâ ve hevesine tâbi’ olanlar ancak zâlimlerdir, Allâh’ın dalâlete sevk itdiğini kim hidâyete sevk idebilür, kim âna zahîr olabilür?
D
Diyanet Vakfı Meali
Gel gör ki haksızlık edenler, bilgisizce kötü arzularına uydular. Allah'ın saptırdığını kim doğru yola eriştirebilir? Onlar için herhangi bir yardımcı yoktur.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Hayır; zulmedenler, körü körüne kendi heveslerine uymuşlardır. Allah'ın saptırdığı kimseleri kim doğru yola eriştirebilir? Onların yardımcıları da yoktur.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah’ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Fakat zulmedenler, bilgisizce hevalarına uydular. Artık Allah'ın şaşırttığını kim yola getirebilir? Onların yardımcıları da yoktur.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Fakat zulmedenler hiç bir ılimsiz hevâlarına uydular, artık Allah'ın şaşırtdığını kim yola getirebilir? onlara yardımcılardan eser de yoktur
E
Emrah Demiryent Meali
Fakat (Allah’a şirk koşarak kendi nefislerine) zulmedenler hiçbir (ilâhî) bilgiye dayanmaksızın kendi hevâlarına uymuşlardır. Allah’ın, (ısrarla hakkı inkâr ettiği ve hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmediği için cüz’î irâdesi ile tercih etmiş olduğu) sapkınlıkta bıraktığı kimseyi, doğru yola kim iletebilir ki? Onların (Allah’ın azabından koruyacak) yardımcıları da olmayacaktır!
E
Erhan Aktaş Meali
Hayır, zalimler körü körüne hevalarına¹ uydular. Bundan sonra² Allah'ın şaşırttığını kim doğru yola iletebilir? Ve onların yardımcıları da yoktur.
E
Eski Anadolu Türkçesi
belki uydı anlar kim žulm eylediler nefsleri dileklerine bilmeksüz. pes kim ŧoġru yol göstere aña kim azdurdı Tañrı? daħı yoķdur anlaruñ arķa viriciler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Hayır, o zulmedenler bilgisizce kendi hevâlarına tabi' oldu (lar). Artık Allahın sapdırdığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Onlar için yardımcılardan (hiçbir şey) yokdur.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayır! Zulmedenler bilgisizce hevalarına uymuşlardır. Allah’ın dalâlette bıraktığını kim hidayete ulaştırabilir? Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Hayır! Zulmedenler (nefsânî) arzularına bilgisizce uydu(lar). Artık Allah'ın, (kendi isyânı yüzünden) dalâlete attığını kim hidâyete erdirebilir. Onlar için hiçbir yardımcı da yoktur.
K
Kadri Çelik Meali
Hayır, zulmetmekte olanlar, hiç bir bilgiye dayanmaksızın kendi hevalarına uymuşlardır. Allah'ın saptırdığını kim hidayete erdirebilir? Onların hiç bir yardımcıları yoktur.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Gel gör ki zulme saplanmış olanlar bir bilgiye dayanmadan kişisel arzu ve heveslerinin peşinden gitmektedirler. Allah’ın şaşırttığını artık kim doğruya iletebilir! Böylelerinin yardımcıları da yoktur.
M
M. Pickthall (English)
Nay, but those who do wrong follow their own lusts without knowledge. Who is able to guide him whom Allah hath bent astray? For such there are no helpers.
M
Mahmut Kısa Meali
Fakat zâlimler, ayetlerimizi düşünüp ibret alacakları yerde, hiçbir doğru ve geçerli bilgiye dayanmaksızın, arzu ve heveslerinin peşine takılıp gittiler. Bu yüzden, doğru yola iletilmeyi hak edemediler. Evet, Allah’ın böyle yoldan çıkardığı kimseleri kim doğru yola iletebilir ve Allah onları yardımsız bırakmışsa, onlara kim yardım edebilir?
M
Mahmut Özdemir Meali
Ne var ki zulmetmiş olanlar bilgisizce hevâlarına uydu.
Kim Allah’ın şaşırttığı kimseyi hidayete eriştirir (yol gösterir)? Onlar için hiçbir yardım edecek yoktur.
M
Mehmet Okuyan Meali
Aslında haksızlık edenler, bilgisizce heveslerine uydular. Allah’ın saptırdığını (sapkınlığını onayladığını) kim doğru yola ulaştırabilir ki! [*] Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.
M
Mehmet Türk Meali
Bilakis zâlimler, (hak bir) bilgiye dayanmadan sadece kendi (boş) arzularına uyuyorlar.¹ Allah’ın şaşırttığını kim hak yola ulaştırabilir? (Bu hususta) onların yardımcıları da yoktur.
M
Mehmet Çakır Meali
Ne yazık ki insan, hiç araştırıp etmeden körü körüne itaat uğruna kendine ediyor. Allah'ın bu şekilde şaşırttığını kimse yola getiremez! onlara arka çıkan da olmaz...
M
Mehmet Çoban Meali
Hayır! Zulmedenler bilgileri olmaksızın keyiflerine uydular. Allah’ın şaşkınlıkta bıraktığını kim doğru yola iletebilir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
M
Muhammed Esed Meali
Ne var ki, zulüm işlemeye şartlanmış olanlar bir [hakikat] bilgisine dayanmadan kendi arzu ve heveslerinin peşinde giderler. ²³ Allah’ın [bu şekilde] saptırdıklarını kim doğru yola sevk edebilir ve [bu işde] kim onlara yardım edebilir? ²⁴
M
Mustafa Çavdar Meali
Buna rağmen yanlışta ısrar eden zalimler körü körüne arzu ve tutkularına uymaktadırlar oysa Allah’ın sapıklığını onayladığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Böylelerine yardım edecek kimse de yoktur. 10/108, 25/43, 45/23, 47/14
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Hayır, (kendilerine) zulmeden kimseler bilgisiz ve bilinçsizce kendi arzu ve tutkularının peşine takılırlar. Artık Allah’ın (bu şekilde) saptırdıklarını kim doğru yola yöneltebilir ki? Üstelik onlar, herhangi bir yardıma mazhar da olamazlar.[³⁵⁹⁰]
O
Orhan Kuntman Meali
Hayır!.. O zalimler, (Rablerine ortak koşmakla) bilgisizce (hiçbir delilleri olmadan) kendi kötü arzularına uymuşlardır. (Rableri de bu yüzden kendilerini dalalette bırakmıştır.) Allah’ın saptırdığı kimseyi ise, kim doğru yola iletebilir? Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.
O
Osman Fırat Meali
Aksine, o zulmedenler bilgisizce kendi arzularına tâbi oluyorlar. Allah’ın saptırdığına kim hidayet verebilir? Onlar için bir yardımcı da yoktur.
S
Sardorxon Jahongir
Aksincha, zulm qilgan kimsalar hech qanday ilmsiz havoyi nafslariga ergashdilar. Bas, Alloh yo‘ldan ozdirgan kimsani kim ham hidoyat qila oladi?! Ular uchun oxiratda yordam beruvchilar ham bo‘lmaydi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Bel ki uydı ẓālimler hevālarına ‘ilmsüz. Pes kim hidāyet virür Tañrı Ta‘ālāazdurġan kimseye? Daḫı anları hīç ‘aẕābdan ḳurtarıcı bulunmaya.
S
Suat Yıldırım Meali
Fakat zalimler bir bilgiye dayanmaksızın, körü körüne heva ve heveslerine tâbi oldular. Allah'ın şaşırttığını artık kim doğru yola getirebilir? Bu işte onlar hiç bir yardımcı bulamazlar.
S
Süleyman Ateş Meali
Hayır, zulmedenler, bilgisizce keyiflerine uydular. Allah'ın şaşırttığını (Allah'ın gönderdiği hidayete uymadığı için düştüğü sapıklığında terk ettiği kimseyi) kim yola getirebilir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Belki nefislerine zulüm idenler bilmeyerek hevâlarına tâbi' oldılar. Allâh'ın, yolundan şaşırtdıını kim hidâyet ider? Ve onlara yardımcı da yokdur.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Yanlış yapanlar, aslında bilgisizce kendi heveslerine uyarlar. Allah’ın sapık saydığını kim doğru yolda sayabilir? Onlara yardım edecek kimse de olmaz.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Zulme sapanlarsa ilimsiz bir biçimde keyiflerine uymuşlardır. Allah'ın saptırdığına kim yol gösterecek? Böylelerinin yardımcıları yoktur.
Y
Yusuf Ali (English)
Nay, the wrong-doers (merely) follow their own lusts, being devoid of knowledge. But who will guide those whom Allah leaves astray?(3539) To them there will be no helpers.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Fakat zulmedenler, bilmeksizin kendi hevâlarına tâbi oldular. Artık Allah'ın dalâlete düşürdüğünü kim hidâyete erdirebilir? Ve onlar için yardım edeceklerden (kimse de) yoktur.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Zulmedenler, hiçbir bilgiye dayanmaksızın, heveslerinin peşine düştüler. Allah'ın saptırdığını kim yola getirebilir? Onların hiçbir yardımcısı da olmaz.
İ
İhsan Aktaş Meali
Aksine (inkâr ederek nefsine) zulmedenler hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi heveslerine uymuşlardır. (İnkâr ve sapıklığı tercih etmeleri yüzünden) Allah’ın sapıklıkta bıraktığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Kendi kendilerine zulmedenler, bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah’ın sapıklıkta bıraktığını kim doğru yola iletebilir ki? Onlara yardım eden de bulunmaz.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Hayır, zalim olanlar nadanlıkla nefislerinin arzularına tâbi oldular. Allah/ın şaşırttığını kim yola getirebilir? Onun için yardımcılar da yoktur.
İ
İsmail Yakıt
Bilakis, zulmedenler bir bilgiye dayanmaksızın arzularına [ehvâehum] tabi olmaktadırlar. O hâlde Allah’ın saptırdığını kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Besbelli ki kıyıcılık eden o kimseler bilgisizce kendi dürtülerine uydular. Allah’ın yoldan çıkardığını kim bir daha yola getirebilir? Bu gibilerin yardımcıları da yoktur.
Ş
Şaban Piriş Meali
Hayır, O zalimler bilgisizce kendi arzularına uymuşlardır. Allah'ın sapıklıkta bıraktığı kimseye, kim yol gösterir? Onların hiç bir yardımcısı yoktur.
Rûm Suresi 29. Ayet Meali ve Tefsiri
Rûm Suresi 29. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Rûm Suresi 29. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Rûm Suresi 29. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Rûm Suresi 29. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?