Artık, yüzünü tam doğru dine döndür, Allah'ın ilk yarattığı selamet haline ki insanları, o tabii halde, selamet halinde yaratmıştır; Allah'ın yaratışı, din, değiştirilemez; budur en doğru din ve fakat insanların çoğu bilmez.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Artık sen, batıl olan herşeyden uzaklaşarak, yönünü tam bir samimiyetle hak olan dine çevir ki, O insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı, yani dini değiştirilemez. İşte budur dosdoğru din. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Bu nedenle Sen yüzünü (ve yönünü) tam bir teslimiyetle Hakk Din’e çevir; Allah’ın (beşer tabiatına uygun olarak gönderdiği) Fıtrat Dinine (ve İslam düzenine) dön ki, (Cenab-ı Hakk) insanları ona göre (fıtrat dinine, doğal ve sosyal dengelere uygun şekilde) yaratmıştır. Allah’ın yaratması (ve kanun koyması) değiştirilemez. (Çünkü fıtrat esaslarına aykırılık felaketlere yol açacaktır.) İşte dimdik ayakta duran (Hakk) Din budur. Fakat insanların çoğu (gerçeği) bilmezler (ve öğrenmek istemezler, bu yüzden hidayetten mahrum kalmışlardır).
A
Ahmet Tekin Meali
Açıkça varlığını, benliğini, Hakka ve tevhide yönelik dine, medeniyete, şeriata ada. Allah'ın, insanları dinî, ahlâkî, insanî kabiliyetler ve özelliklerle donatarak yarattığı, kulluk sözleşmesi yaptığı; yaratılışa uygun, insan tabiatında mevcut tabii din İslâm'ı, şeriatı hayata geçir. Hakkı anlamaya ve kabule uygun yarattığı, yaratılış dini, tabii din İslâm'ı, tevhid inancını şirk ile değiştirmek doğru değildir. Allah'ın yaratılışa uygun kanunlarının benzerini yapmak mümkün değildir. İşte doğru ve insanlığı, insanî değerleri ayakta tutan din, zamanla değişmeyen tabii hukuk kurallarını içeren şeriat, düzen budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
A
Ahmet Varol Meali
Öyleyse sen dosdoğru bir inançla yüzünü dine, Allah'ın fıtratına çevir ki O insanları bu (fıtrat) üzere yaratmıştır. Allah'ın yaratması değiştirilemez. İşte dosdoğru din budur. Ancak insanların çoğu bilmezler.
A
Ali Bulaç Meali
Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı için hiç bir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
O halde (ey Rasûlüm), gerçek müslüman (muvahhid) olarak kendini dine doğrult, (başka şeye iltifat etme); Allah'ın dinine ki, insanları onun üzerine yaratmıştır (zira herkes, hak dini kabul edebilecek yaratılıştadır). Allah'ın yarattığı bu dini değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu, (hak dinin İslâm olduğunu) bilmezler.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Artık Sen, yüzünü dosdoğru olarak dine yönelt. O din ki Allah’ın, insanları onlar üzere yarattığı(yasalar)dır. Allah’ın yaratmasında değişiklik olmaz. İşte değerli ve doğru din, (Allah’ın) bu yaradılış yasalarıdır. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Böylece sen, bâtıl olan her şeyden arınmış olarak, yüzünü kararlı bir şekilde Allah'ın, insanları üzerinde yarattığı doğa/fıtrat kanununa/ dine çevir! Allah'ın, insanın doğasına yerleştirdiği fıtrata uygun davran ki, Allah'ın yaratmasında bir değişime meydan verilmesin. Bu, gerçek dinin amacıdır; fakat insanların çoğu bilmez.[422]
B
Besim Atalay Meali (1965)
Dine özden olarak, doğrultasın yönünü, uyasın Allahın yaratışına, insanları onun üzerine yarattı, Allahın yaratışında değişme yoktur, işte budur doğru din, insanların pek çoğuysa bilmezleri
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ya Rəsulum! Ümmətinlə birlikdə) batildən haqqa tapınaraq (pak bir müvəhhid, xalis təkallahlı kimi) üzünü Allahın fitri olaraq insanlara verdiyi dinə (islama) tərəf tut. Allahın dinini (Onun yaratdığı tövhid dini olan islamı) heç vəchlə dəyişdirmək olmaz. Doğru din budur, lakin insanların əksəriyyəti (haqq dininin islam olduğunu) bilməz. (Allah bütün insanları xilqətcə müsəlman – təkallahlı yaratmışdır, lakin ata-anaları onları başqa dinlərə sövq etmiş, yaxud onlar yaşa dolduqda öz nadanlıqları üzündən batil dinlərə - bütpərəstliyə uymuşlar).
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Sen, batıl olan her şeyden uzaklaşarak yönünü tevhid dinine çevir. Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmışsa ona yönel! Allah’ın yaratmasında değişme olmaz. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.
C
Cemil Said (1924)
Yâ Muhammed! Takvâ ile vechini hanîf (sahîh) olan bu dîne tevcîh it, Allâh bu dîni insânlar içün yaratmışdır. Allâh’ın halk itdiği değişemez bu dîn lâyetegayyerdir lâkin insânların ekserîsi bilmezler.
D
Diyanet Vakfı Meali
(Resûlüm!) Sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah'ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Hakka yönelerek kendini Allah'ın insanlara yaratılışta verdiği dine ver. Zira Allah'ın yaratışında değişme yoktur; işte dosdoğru din budur, fakat insanların çoğu bilmezler.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata[425] sımsıkı tutun. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur.[426] İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
O halde yüzünü dine bir hanîf olarak tut: o Allah fıtratına ki insanları onun üzerine yaratmıştır, Allah yaradışına bedel bulunmaz, doğru sâbit din odur, velâkin nâsın ekserisi bilmezler
E
Emrah Demiryent Meali
Hanîf/Muvahhid olarak (tevhid inancı üzere bulunarak) yüzünü (kalben istikametini, bütün peygamberlerin ümmetlerine tebliğ etmiş oldukları tek hak) din (olan, İslâm dinin) e çevir. Allah’ın, insanları onun üzerine yarattığı fıtratına (ki herkes, hakkı anlamaya ve hakkı kabule uygun olarak yaratılmıştır). Allah’ın yaratmasında değişiklik olmaz. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
E
Erhan Aktaş Meali
O halde hanif¹ olarak dine yüzünü² ikame et³. İnsanları, üzerinde yaratmış olduğu Allah'ın fıtratına.⁴ Allah'ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum5 olan din budur. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.
E
Eski Anadolu Türkçesi
pes ŧoġru eyle yönüñi din içün müsülmān iken yaradışı Tañrı’nuñ ol kim yarattı ādemįleri anuñ üzere. döndürmek yoķdur Tañrı yaratmaġına. oldur ŧoġru [217a] dįn velįkin eyregi ādemįlerüñ bilmezler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
O halde (Habîbim) sen yüzünü bir müvahhid olarak dîne, Allahın o fıtratına çevir ki O, insanları bunun üzerine yaratmışdır. Allahın yaratışına (hiçbir şey) bedel olmaz. Bu, dimdik ayakda duran bir dîndir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Öyleyse sen yüzünü hanif (:Allah’ı birleyen) olarak dine, Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata doğrult. Allah’ın yaratmasında hiçbir değişiklik olmaz. İşte sapasağlam din budur! Ancak insanların çoğu bilmez.
H
Hayrat Neşriyat Meali
(Ey Resûlüm!) Öyle ise hakka yönelmiş olarak yüzünü (hak) dîne doğrult! Allah'ın, insanları onun üzerine yarattığı (İslâm) fıtratına! (Ki her çocuk, İslâm fıtratı üzere doğar.)Allah'ın yaratışında değişme yoktur. İşte doğru din budur! Fakat insanların çoğu bilmezler.
K
Kadri Çelik Meali
O halde yüzünü, Allah'ı birleyerek dine, insanları üzerine yaratmış olduğu Allah'ın fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din işte budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
O halde sen hanîf olarak bütün varlığınla dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmışsa ona yönel! Allah’ın yaratmasında değişme olmaz. İşte doğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.
M
M. Pickthall (English)
So set thy purpose (O Muhammad) for religion as a man by nature upright the nature (framed) of Allah, in which He hath created man. There is no altering (the laws of) Allah's creation. That is the right religion, but most men know not.
M
Mahmut Kısa Meali
O hâlde, ey insan; sen bir hanîf olarak, yani her türlü bâtıl inanç ve ideolojiden uzaklaşıp bir tek Allah inancına sımsıkı bağlanarak, yüzünü dosdoğru bu dine, Kur’an’ın ortaya koyduğu bu mükemmel inanç sistemine çevir! Yani, Allah’ın insan bünyesine nakşetmiş olduğu o saf, temiz ve doğal yaratılış hâline! Unutma ki, toplumlar ve çağlar ne kadar değişirse değişsin, Allah’ın yarattığı ve varlık üzerinde egemen kıldığı yasalarda ve gönderdiği inanç kurallarındahiçbir bozulma, pörsüme ve değişiklik göremezsin; işte dosdoğru din budur; ne var ki, insanların çoğu bunu bilmez.
M
Mahmut Özdemir Meali
Allah’ın, İnsanlar’ı yoktan ilk yarattığı fıtratına / ilk yaratışına uygun olmak üzere, hanîf olarak yüzünü Din’e yönelt!
Allah’ın yaratışında değişiklik yoktur.
Kayyim (Yürürlükte / Geçerli / Gerçek) Din budur; ama İnsanlar’ın çoğu bilmez.
M
Mehmet Okuyan Meali
Sen [hanîf] (Allah’ı birleyen) olarak yüzünü dine yani Allah’ın insanları üzerinde yarattığı [fıtrat]a [*] çevir! [*] Allah’ın yaratmasında değişme yoktur. İşte doğru din budur fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmezler. [*]
M
Mehmet Türk Meali
O halde sen, bâtıl olan her şeyden uzaklaşarak yüzünü, Allah’ın insanların yaratılışına uygun olarak ortaya koyduğu hak dine, tamamen çevir. Zîrâ Allah’ın koyduğu değiştirilemeyen dinler, en doğru dinlerdir ama insanların pek çoğu bunu bilmiyorlar.¹
M
Mehmet Çakır Meali
Resulüm! sen bütün dikkatini, su kadar aziz olan bu dine ver. Yani Allah'ın bir bebek kadar saf yarattığı İslâm’a. Kimse, Allah'ın bu doğal yapısını bozamaz Bozulmamış değerleri ile din, budur. Fakat çoğu insan, bu değerlerin farkında değildir.
M
Mehmet Çoban Meali
Sen yüzünü yaratılışa uygun Hanif dine çevir ki; Allah insanları ona göre yaratmıştır. Allah’ın yaratması değiştirilemez. İşte dosdoğru yaşanacak din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
M
Muhammed Esed Meali
BÖYLECE SEN, bâtıl olan her şeyden uzaklaşarak ²⁵ yüzünü kararlı bir şekilde [hak olan] dine çevir ²⁶ ve Allah’ın insan bünyesine nakşettiği fıtrata uygun davran: ²⁷ [ki,] Allah’ın yarattığında bir bozulma ve çürümeye meydan verilmesin: ²⁸ bu, sahih [bir] din[in gayesi]dir; ama çoğu insanlar onu bilmezler.
M
Mustafa Çavdar Meali
Öyleyse sen tüm benliğini Hanif/şirkten arınmış olarak Allah’ın insanlığın özüne nakşetmiş olduğu o dosdoğru dine çevir. Zira Allah’ın yarattığı saf yapıda hiçbir değişiklik olmayacaktır. İşte doğru ve sağlam din budur, fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler. 7/172-176, 10/105
M
Mustafa İslamoğlu Meali
İMDİ sen, varlığını her tür sapmadan uzaklaşarak tümüyle doğru ve asıl dine,[³⁵⁹¹] Allah’ın insanlığın özüne yaratılıştan nakşettiği fıtrata çevir;[³⁵⁹²] (ta ki) Allah’ın yarattığında olumsuz bir değişme olmasın:[³⁵⁹³] işte, değerlere dayalı gerçek Din’in (amacı) budur ve fakat insanların çoğu bilmezler.
O
Orhan Kuntman Meali
(Ey Muhammed) O halde sen yüzünü -Allah’ı bir tanıyan- dine, Allah’ın o fıtratına yönelt ki O, insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratışına. (Hiçbir şey) bedel olamaz. İşte en doğru din budur! Fakat insanların çoğu bunu bilmezler!
(Nitekim bir hadiste: "Ben kullarımı muvahhidler olarak yaratmışımdır; onları sonra şeytanlar dinlerinden saptırmıştır" buyurulmuştur.)
O
Osman Fırat Meali
(Ey Resûl!) Yüzünü bir “hanîf” olarak dine (İslâm’a) çevir. O (hanîflik) ki insanların fıtratı (yaratılış ayarları) onun üzerinedir. Allah’ın yaratmasında bir değişiklik olmaz. İşte dosdoğru din budur (İslâm’dır). Fakat insanların çoğu bunu bilmiyorlar.
S
Sardorxon Jahongir
Bas, ey Muhammad, yuzingizni doimo to‘g‘ri bo‘lgan Islom dinida tuting. Allohning insonlarni uning ustida yaratgan tabiiy xilqatini saqlanglar. Allohning yaratgan maxluqotlarida o‘zgartirish yo‘qdir. Eng to‘g‘ri din shudir! Lekin odamlarning aksariyati buni bilmaydilar.
O halde sen, batıl dinlerden uzaklaşarak yüzünü ve özünü, hak din olan İslâm'a yönelt. Yani Allah'ın insanları yaratmasında esas kıldığı o fıtrata uygun hareket et. Allah'ın bu hilkatini kimse değiştiremez. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların ekserisi bunu bilmezler. [17, 172; 12, 103; 6, 116]
S
Süleyman Ateş Meali
Sen yüzünü, Allah'ı birleyici olarak doğruca dine çevir: Allah'ın yaratma yasasına (uygun olan dine dön) ki, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yaratması değiştirilemez. İşte doğru din odur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Yâ Muhammed! Hakka mâyil ve bâtıldan müctenib oldığın halde vechini Allâh'ın nâsı, üzerinde halk iylediği dîn-i fıtrîye müteveccih kıl. Allâh'ın halk iylediğinde tebdîl yokdur. Kavî ve müstakîm dîn budur ve lâkin nâsın ekserîsi bunı bilmezler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Sen yüzünü dosdoğru bu dine, Allah’ın insanları yarattığı fıtrata çevir[*]. Allah’ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. İşte sağlam din budur. Ama insanların çoğu bunu bilmezler.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
O halde sen yüzünü, bir hanîf olarak dine, Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata çevir. Allah'ın yaratışında değiştirme olamaz. Doğru ve eskimez din işte budur. Fakat insanların çokları bilmiyorlar.
Y
Yusuf Ali (English)
So set thou thy face steadily and truly to the Faith:(3540) (establish) Allah.s handiwork according to the pattern on which He has made mankind: no change (let there be) in the work (wrought)(3541) by Allah. that is the standard Religion:(3542) but most among mankind understand not.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık yüzünü çevirerek (nezih bir muvahhit olarak) dine, Allah'ın yaradışına tut ki, nâsı onun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaradışı için değişiklik yoktur. İşte müstakim olan din budur. Velâkin insanların çoktan bilmezler.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Bütün bâtıl inançlardan uzak şekilde, yüzünü hak dine çevir—o fıtrat dinine ki, insanları Allah onun üzerine yaratmıştır.(11) Allah'ın yaratışında değişiklik yoktur. İşte dosdoğru din budur; lâkin insanların çoğu bilmiyor.
İ
İhsan Aktaş Meali
O hâlde (ey insan!) Sen bir hanif olarak (her türlü bâtıl inanç ve ideolojiden uzaklaşıp bir tek Allah inancına sımsıkı bağlanarak), yüzünü (bütün varlığını, benliğini tam bir samimiyetle bu) dosdoğru (olan evrensel) dine, (Kur’an’ın ortaya koyduğu bu mükemmel inanç sistemine, barış, esenlik ve huzur düzeni İslam’a) çevir ki, Allah, (bütün) insanları onun üzerinde (o saf, temiz, fıtrat dini üzerinde, doğal ve sosyal dengelere uygun şekilde) yaratmıştır. Allah’ın yaratışı (o fıtrat dini) için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dosdoğru din budur. Ama insanların çoğu bilmezler.*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Allah’ın insanları yarattığı bozulmamış haliyle, araştırarak O’nun bir olduğunu kabullenerek, Allah’ın belirlediği yaşam biçimine (dinine) yüzünü çevir. Allah’ın yaratmasında hiçbir değişiklik söz konusu değildir. Dinin değişmez temel kaidesi budur. Ancak insanların çoğu bunu bilmiyor.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Artık yüzünü muvahhid-i pâk olarak dine doğrult [³], Allah/ın fıtratı olan dinini tut ki halkı bunun üzerine yaratmıştır. Allah/ın yarattığı şeyde değişiklik olamaz. İşte en doğru din budur, fakat nâs/ın pek çoğu bunu bilmez.
İ
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) Şirkten uzaklaşıp tevhid’e yönelen [hanîfen] bir kimse olarak yüzünü (hak) dine, Allah’ın insanların üzerine/özüne nakşettiği fıtrata çevir.⁸ Allah’ın yaratmasında bir değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların pek çoğu bunu bilmezler.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Öyleyse kendini, birleyici olan dine doğrult. Bu, Allah’ın yarattığı dindir, Allah insanalrı da ona göre yaratmıştır. Allah’ın yarattığını kimse bozamaz. Dosdoğru din, işte bu dindir. Ancak, insanların pek çoğu bunu bilmezler.
Ş
Şaban Piriş Meali
Hanif olarak yönünü dine çevir. Allah insanları yarattığında onun üzerinde yaratmıştır. Allah'ın yaratmasında bir değişiklik olamaz. İşte dosdoğru din! Fakat, insanların çoğu bilmezler.
Rûm Suresi 30. Ayet Meali ve Tefsiri
Rûm Suresi 30. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Rûm Suresi 30. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Rûm Suresi 30. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Rûm Suresi 30. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?