Sureye Dön

Tevbe Suresi Suresi, 91. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Allah'a ve Peygamberine bağlı kaldıkça zayıflara, hastalara ve sefer levazımını tedarike kudreti yetmeyenlere bir suç yok. Fakat iyilik eden iyi kişilere savaştan geri kalmak için bir vesile yoktur ve Allah, suçları örter, rahimdir.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Zayıflar, hastalar ve kendilerine savaş için donanım sağlama imkanına sahip olmayanlar, Allah'a ve O'nun elçisine karşı bağlı kalıp, hayırlı davrandıkları takdirde, sorumlu tutulmayacaklardır. İyilik yapanları, sorumlu tutmak için bir sebep yoktur. Çünkü Allah çok acıyıp, esirgeyen ve gerçek bağışlayandır.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Cihada ve milli savunmaya katılamayanlardan) Allah ve Elçisi için nasihatte bulundukları (Dine ve davaya sadık kalıp insanları Kur’an’a ve Sünnete bağlı kalmaya çağırdıkları) sürece; güçsüz-zayıflara, hastalara ve infak etmek için bir şey bulamayanlara bir günah yoktur, (böyleleri) sorumlu tutulmayacaklardır. Muhsinlerin (iyilik sahibi, ibadet ve hizmetlerinde dikkatli ve samimi kimselerin) aleyhinde de bir yol yoktur. Allah Bağışlayandır, Esirgeyip Koruyandır.
A

Ahmet Tekin Meali

Allah'a samimiyetle iman edip, kulluk ve ibadetlerinde, niyetlerinde hâlis oldukları, rasûlünün peygamberliğini tasdik edip emirlerine ve yasaklarına boyun eğdikleri sürece zayıflara-güçsüzlere, hastalara, verecek bir şey bulamayan yoksullara, savaşa gidememekten dolayı bir günah yoktur. İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan, müslüman idarecileri, askerî erkânı, müslümanları ayıplamaya sebep de, ruhsat da yoktur. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
A

Ahmet Varol Meali

Zayıflar, hastalar ve harcayacak bir şey bulamayanlara, Allah ve Peygamberine bağlı kaldıkları takdirde herhangi bir günah yoktur. İyilik edenlerin aleyhine bir yol yoktur. Allah bağışlayandır, rahmet edendir.
A

Ali Bulaç Meali

Allah'a ve elçisine karşı 'içten bağlı kalıp hayra çağıranlar' oldukları sürece, güçsüz-zayıflara, hastalara ve infak etmek için bir şey bulamayanlara bir sorumluluk (günah) yoktur. İyilik edenlerin aleyhinde de bir yol yoktur. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Allah'a ve Rasûlüne sadık kalmak (hiç bir fenalığa meyletmemek) şartiyle, ne zayıflara (ihtiyar, çocuk ve sakatlara) ne hastalara, ne de sarfedeceklerini bulamıyan fakirlere, savaştan geri kalmakta bir günah yoktur. İyilik edenleri ayıplamaya bir yol yoktur. Allah da Gafûr'dur, Rahîm'dir.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Zayıflar, hastalar, harcayacak bir şey bulamayanlar üzerine, (savaşa gelmemelerinde) bir vebal yoktur. Allah ve Resulüne sadık kaldıkları müddetçe… İman güzelliğiyle iyilik yapanlara karşı bir yol bulunmaz. (Onlar kınanmazlar.) Çünkü Allah, bağışlayan ve acıyandır.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Allah ve Peygamberi için insanlara öğüt verdikleri takdirde, zayıflara, hastalara ve harcayacak bir şey bulamayanlara günah yoktur. Zira iyilik edenlerin aleyhine bir yol yoktur. Allah çok bağışlayandır; çok esirgeyendir.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Arıklara, hastalara, geçincesiz olanlara, Allah ile peygamberine bağlı kaldıkça, iyilere güçlük yok, iyileri yermeye yol yoktur, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Allaha və Onun Peyğəmbərinə sadiq qalmaq (heç bir pisliyə meyl etməmək) şərtilə, acizlərə (qocalara və anadan gəlmə zəiflərə), xəstələtə və (cihad yolunda) sərf etməyə bir şey tapa bilməyənlərə (cihadda öz xərcini tə’min etməyə qadir olmayanlara döyüşə getməməkdə) heç bir günah yoxdur. Yaxşı işlər görənləri də (üzrlü səbəbə görə evdə qaldıqda) məzəmmət etməyə heç bir əsas (lüzum) yoxdur. Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Zayıflar, hastalar ve (kendilerine savaş için donanım sağlama) imkânına sahip olmayanlar, Allah’a ve Resulüne karşı bağlı kaldıkları takdirde sorumlu tutulmayacaklardır. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması için) bir sebep yoktur. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
C

Cemil Said (1924)

Zu’afâ ve marîzler ve muhârebeye gitmeğe kudreti olmayanlar Allâh’a ve rasûline sâdık iseler muhârebeye gitmeğe mecbûr değildirler. Mü’min erbâb-ı hayra dokunmamalıdır, Allâh gafûr ve rahîmdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Allah ve Resûlü için (insanlara) öğüt verdikleri takdirde, zayıflara, hastalara ve (savaşta) harcayacak bir şey bulamayanlara günah yoktur. Zira iyilik edenlerin aleyhine bir yol (sorumluluk) yoktur. Allah çok bağışlayan ve çok esirgeyendir.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Güçsüzlere, hastalara ve sarfedecek bir şeyi bulunmayanlara, Allah ve Peygamberine bağlı kaldıkları müddetçe sorumluluk yoktur. İyi davrananlara sorumluluk olmaz. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah’a ve Resûlüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Allah ve Resulü adına nasihat ettikleri takdirde ne zayıflara, ne hastalara, ne de verecek birşey bulamayan yoksullara savaştan kalmaktan dolayı bir günah yoktur. İyilik edenleri ayıplamaya bir yol yoktur. Allah gafurdur, rahîmdir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Allah ve Resulü için nasıhat ettikleri takdirde ne zuafaya, ne hastalara, ne de sarfedeceklerini bulamıyanlara harec yoktur, muhsinleri müahazeye yol olmadığı gibi Allah da gafur, rahîmdir
E

Emrah Demiryent Meali

Allah’a ve Resûlü’ne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, (cihada katılamayacak derecede bedenen) güçsüz (kimse) lere, hastalara ve (kendilerine cihat için gerekli teçhizatı temin etmek üzere) harcayacakları bir şey bulamayan (yoksul) lara, (cihada katılamadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte bulunan kimseler (in kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
E

Erhan Aktaş Meali

Zayıflara, hastalara ve harcayacakları bir şeyi olmayanlara, Allah ve Resul'üne bağlı kaldıkları sürece bir sorumluluk yoktur. İyilik edenlerin aleyhine de bir yol yoktur. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

yoķdur ża'iflar üzere daħı anlaruñ üzere kim bulmazlar anı kim ħarc eyleyeler yazuķ ķaçan eyü dilediler Tañrı’ya daħı resūlını yoķdur eyü işleyiciler üzere hįç yol daħı Tañrı yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcıdur.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Allaha ve Resulüne hayrhah olmak şartiyle ne zaiflere, ne hastalara, ne de (fakirliklerinden dolayı seferde) harcayacaklarını bulamayanlara (geri kalmakda) bir günâh (ve mes'ûliyyet) yokdur. (Onlar geri kalmakla beraber memleketde iyilik ediyorlar), iyilik edenlere karşı (da muâhazeye) bir yol yokdur. Allah çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Allah’a ve Resulüne karşı samimi oldukları sürece zayıflara, hastalara ve infak etmek için bir şey bulamayanlara bir zorluk yoktur. Güzel davrananların aleyhine bir yol yoktur. Allah bağışlayıcıdır, merhametlidir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Allah'a ve Resûlüne sâdık kaldıkları takdirde, zayıflara da hastalara da sarf edecek bir şey bulamayanlara da (cihaddan geri kalmalarından dolayı) bir günah yoktur. (Böyle sâdık kalarak) iyilik edenlerin aleyhine (onları suçlamak için) bir yol yoktur. Çünki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
K

Kadri Çelik Meali

Güçsüzlere, hastalara ve infak edecek bir şeyi bulunmayanlara, Allah ve elçisi için iyilik diledikleri müddetçe sorumluluk yoktur. (Bu) İhsan sahiplerinin aleyhinde bir yol yoktur. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Güçsüzler, hastalar ve harcama yapma imkânı olmayanlar için -Allah ve peygamberine sadık kaldıkları sürece- sorumluluk yoktur. İyi niyet sahiplerini sorumlu tutmak olmaz. Allah bağışlayıcıdır, esirgeyicidir.
M

M. Pickthall (English)

Not unto the weak nor unto the sick nor unto those who can find naught to spend is any fault (to be imputed though they stay at home) if they are true to Allah and His messenger. Not unto the good is there any road (of blame). Allah is Forgiving, Merciful.
M

Mahmut Kısa Meali

Yaşlılık, sakatlık gibi sebeplerle bünyesi zayıf olanlara, savaşa gidemeyecek derecedeki hastalara ve kendilerine savaş araç-gereçleri temin etmek üzere harcayacak para bulamayan yoksullara, savaşa katılmadıkları için herhangi bir sorumluluk yoktur; yeter ki, diğer görev ve sorumluluklarını aksatmasınlar, Allah ve Elçisine karşı dürüst ve samîmî olsunlar. Bunlar, hile ve aldatmadan uzak durur, güçleri yettiğince üzerlerine düşeni yaparlarsa, kesinlikle günaha girmiş olmazlar. Zaten güzel davrananlar, asla kınanmazlar. Çünkü Allah, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
M

Mahmut Özdemir Meali

Allah’a ve O’nun rasûlüne karşı iyi niyetli / samimi oldukları sürece, Zayıflar’a da, Hastalar’a da, harcayacak bir şey bulamayanlara da bir sıkıntı yoktur.
Muhsinler / İyilik-Güzellik Edenler aleyhine de hiçbir yol yoktur. Allah rahîm gafûrdur.
M

Mehmet Okuyan Meali

Allah ve Elçisi için samimi olduklarında, zayıflara, hastalara ve (savaşta) infak edecek (verecek) bir şey bulamayanlara herhangi bir günah yoktur. [*] (Zira) güzel davrananların aleyhine hiçbir yol yoktur. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
M

Mehmet Türk Meali

Allah’a ve Peygamberine itaat ettikleri sürece zayıflara, hastalara ve verecek bir şey bulamayan yoksullara (savaşa katılmamalarından) dolayı bir günâh yoktur. İyilik yapanlar, asla kınanamazlar. Çünkü Allah gerçekten çok bağışlayıp, çok esirgeyendir.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Güçsüzler, hastalar, sarfedecek malı olmayanlar savaşa katılmayıp beklemede kalabilirler. Allah ve resulü için çalıştıkları sürece, temiz kalplilere, zaten kimsenin laf edecek bir sebebi olamaz. Allah, engin hoşgörülü bir sevgi selidir.
M

Mehmet Çoban Meali

Allah’a, Resulüne sadık oldukları halde; güçsüz, hasta oldukları veya Allah yolundaki savaşa harcayacakları bir şey bulamadıkları için savaşa katılamayanlara günah yoktur. Mazeretleri olup savaşa gidemeyen ama savaş için maddi yardımda bulunanlar da kınanmaz. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.
M

Muhammed Esed Meali

Zayıflar, ¹²⁴ hastalar ve [kendilerine savaş için donanım sağlama] imkanına sahip olmayanlar, ¹²⁵ Allah’a ve O’nun Elçisi’ne karşı içtenlik sahibi oldukları sürece, sorumlu tutulmayacaklardır; iyilik yapanları sorumlu tutmak için bir sebep yoktur; çünkü Allah çok acıyıp esirgeyen gerçek ba-ğışlayıcıdır.
M

Mustafa Çavdar Meali

Allah’a ve elçisine içten bağlılık gösterdikleri sürece güçsüzler, hastalar ve savaş için harcayacak bir şeyi bulunmayanlar sorumlu tutulmayacaklardır. İman davasında samimi olanları kınamak için bir neden yoktur, Zira Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz merhamet sahibidir. 9/20- 21, 48/17
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Zayıflar, hastalar, infak edecek bir şey bulamayan yoksul kimseler için, Allah’a ve Rasûlü’ne karşı samimi oldukları sürece bir sorumluluk yoktur;[¹⁵¹¹] iyilik yapanları sorumlu tutacak bir gerekçe de yoktur. Zira Allah tarifsiz bağışlayan, eşsiz merhametiyle kuşatandır.
O

Orhan Kuntman Meali

Zayıflar (ihtiyarlar) Hastalar (kötürüm ve topallar) ve harcayacak bir şey bulamadıkları için geride kalanlar üzerine günah yoktur, ancak bu izin, onların Allah ve Resulü için (halka öğüt vermek, yardımda bulunmak gibi) hayırlı ameller yaptıkları takdirde geçerlidir. Böyle iyiliklerde bulunanların aleyhine ise hiçbir yol yoktur, (onları, kimsenin hor ve hakir görmesi doğru değildir. Onlar da ümmetin yararlı bireyleridir) Allah çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
O

Osman Fırat Meali

Güçsüzlere, hastalara, infak etmek için bir şey bulamayanlara, Allah ve resulü için öğütte bulundukları müddetçe bir zorluk yoktur. Güzel davranışta bulunanların aleyhine de bir yol yoktur. Allah bağışlayandır ve merhamet edendir.
S

Sardorxon Jahongir

Keksalik yoki nogironlik kabi sabablarga ko‘‎ra tanasi zaif bo‘‎lganlar, urushga bora olmaydigan kasallar va jangovar asbob-uskunalar uchun sarf-xarajat qila olmaydigan kambag‘‎allarga urushda qatnashmaganliklari uchun javobgarlik yo‘‎q. Toki ular o‘‎zlarining boshqa vazifa va mas’uliyatlarini oqsatmay, Alloh va Rasuliga ixlosli bo‘‎lsalar, bo‘‎lgani. Yaxshilik qiluvchilarni ayblashga hech qanday yo‘‎l yo‘‎q. Shubhasiz, Alloh gunohlarni kechiruvchi – G‘‎ofur va marhamati keng bo‘‎lgan – Rahim Zotdir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Yoḳdur ża‘īfler üstine, daḫı ḫastalar üstine, daḫı o kişiler üstine ki bulmaz‐lar nafaḳa eyleyecek nesne. Yazuḳ yoḳdur te’ḫīr olmaḳda, eger iḫlāṣ bileīmān getürseler Allāh daḫı resūline. Muḥsinler üstine yol yoḳdur. Daḫı Tañrı Ta‘ālā yazuḳlar baġışlayıcıdur, raḥmet idicidür.
S

Suat Yıldırım Meali

Allah ve Resulüne sadık kalmak, onlar hakkında iyi düşünceler taşımak şartıyla zayıflara, hastalara ve savaşta harcama imkânı bulamadığından dolayı savaşa katılamayanlara sorumluluk yoktur. Zira onlar, geri kalmakla beraber, memleketlerinde iyilik ediyorlar. İyilik edenlere diyecek bir şey yoktur. Gerçekten Allah gafurdur, rahîmdir (affı ve merhameti boldur).
S

Süleyman Ateş Meali

Zayıflara, hastalara, harcayacak bir şey bulamayanlara, Allah ve Elçisi için öğüt verdikleri takdirde (sefere katılmamalarından ötürü) bir günah yoktur. İyilik edenlerin aleyhine bir yol yoktur (onlar kınanmazlar). Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Za'îflara (çocuklar malüller ve ihtiyârlar) ve hastalara ve Allâh ve Rasûl'i içün va'az ve nasîhat itmeleri şartıyla harc idecek ve tedârik görecek bir şey bulamayan efkâr fukarâya (geri kalmalarında) günâh olmaz. Muhsinlerin mu'âtebelerine yol yokdur. Allâh gafûr ve rahîmdir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah’a ve Elçisine karşı samimi oldukları sürece güçsüzlerin, hastaların, harcayacak bir şey bulamayanların kendilerini sıkıntıya sokmaları gerekmez. Güzel davranan kimselerin aleyhine yapılacak bir şey yoktur. Allah bağışlar, ikramda bulunur.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Güçsüzlere, hastalara, infak edecek bir şey bulamayanlara, Allah ve resulü için öğüt verdikleri takdirde bir günah yoktur. Güzel davrananlar aleyhine bir yol yok. Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
Y

Yusuf Ali (English)

There is no blame(1343) on those who are infirm, or ill, or who find no resources to spend (on the cause), if they are sincere (in duty) to Allah and His Messenger. no ground (of complaint) can there be against such as do right: and Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ne zayıflar üzerine, ne de hastalar üzerine ve ne de harcayacakları bir şey bulamayanlar üzerine bir günah yoktur, Allah Teâlâ için ve Peygamberi için hayırhâh bulundukları takdirde. İhsanda bulunanların aleyhine hiçbir yol yoktur. Ve Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Gücü yetmeyenlere, hastalara ve savaşta harcayacak birşey bulamayanlara, içtenlikle Allah'a ve Resulüne iman ve itaat ettikleri takdirde, bir sorumluluk yoktur. İyilik yapan ve iyi kulluk edenleri kınamak için bir neden de yoktur. Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Allah’a ve Resulüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve harcayacakları bir şey bulamayanlara (Bizanslıların saldırılarını önlemek için Tebük seferine katılmadıklarından dolayı) bir sorumluluk (vebal) yoktur. (Zira) iyi davrananların aleyhine bir yol (sorumluluk) olmaz. Ve Allah (her zaman) bağışlayandır, merhamet edendir.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Savaşa gidemeyecek kadar zayıf olanlar, hasta olanlar ve sarf edecek hiçbir şey bulamayanlar, samimi davrandıkları müddetçe onlar için sorumluluk yok. Allah ve O’nun elçisine samimi oldukları müddetçe, iyilik yapmak isteyenler için yollar tükenmez. Allah bağışlayan ve acıyandır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Âcizlere, hastalara ve sefer uğrunda harcedecek birşey bulamayanlara Allah ve peygamberi uğrunda hayırhahlık göstermek üzere [²] harbe gitmemekte bir beis yoktur. İyilik edenlere [³] hiçbir itap yolu yoktur. Allah gafurdur, rahimdir.
İ

İsmail Yakıt

Güçsüzlere, hastalara ve sarf edecek bir şeyleri bulunmayanlara Allah ve elçisine bağlı kaldıkları sürece sorumluluk yoktur. İyilik sahiplerinin [muhsinîn] üzerine de bir yol/sorumluluk yoktur. Çünkü Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bitkinler, hastalar, geçineceği olmıyanlar, Allah’a, Onun elçisine uydukça günah yoktur. Allah uğrunda iyilik edenler için de öyle. Allah, yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Güçsüzlere, hastalara ve sarfedecek bir şeyi bulunmayanlara, Allah ve Resulü'ne bağlı kaldıkları müddetçe sorumluluk yoktur. İyilik edenlere karşı bir yol yoktur. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

Tevbe Suresi 91. Ayet Meali ve Tefsiri

Tevbe Suresi 91. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 91. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 91. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 91. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim