Bir de sana gelince onları bindirmek için senden binek istemişlerdi de sizi bindirecek binek bulamıyorum demiştin; bu uğurda sarfedecek bir şey bulamadıklarından mahzun olup gözleri yaşlarla dolarak dönmüşlerdi; onlara da suç yok.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ve sana kendilerine binek sağlaman için başvurduklarında, “Sizi bindirecek birşey bulamıyorum” dediğin zaman, bu yolda harcayacak imkanları olmadığı için, üzüntüsünden gözleri yaşararak dönüp gidenler de, sorumlu tutulmayacaklardır.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Bir de (cihada katılabilecekleri bir bineğe) bindirmen için Sana her gelişlerinde; “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğin (sadık kimseler) ve infak edecek bir şey bulamayıp hüzünlerinden dolayı gözlerinden yaşlar boşanır vaziyette geri dönenler üzerinde de (vebal) yoktur. (Onlar da sorumlu tutulmayacaklardır.)
A
Ahmet Tekin Meali
Kendilerine binek bulup savaşa gönderesin diye, gönüllü olarak sana gelenlere:
“Size binek olarak verecek bir şey bulamıyorum” dediğin zaman, bu uğurda harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzülüp, gözlerinden yaş döke döke dönüp gidenlere de bir günah yoktur.
A
Ahmet Varol Meali
Kendilerine binek bulman için sana geldiklerinde: "Size binek bulamıyorum" dediğin zaman harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözlerinden yaşlar akarak geri dönenler için de bir günah yoktur.
A
Ali Bulaç Meali
Bir de (savaşa katılabilecekleri bir bineğe) bindirmen için sana her gelişlerinde 'Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum' dediğin ve infak edecek bir şey bulamayıp hüzünlerinden dolayı gözlerinden yaşlar boşana boşana geri dönenler üzerinde de (sorumluluk) yoktur.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Bir de o kimselere günah yoktur ki, kendilerini bindirip savaşa sevkedesin diye, sana geldikleri zaman (kendilerine): “-Sizi bindirecek bir hayvan bulamıyorum” demiştin. Bu uğurda sarf edecekleri şeyi bulamadıklarından dolayı kederlerinden gözleri yaş döke döke döndüler.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Kendilerini (binek sağlayarak) bindirmen için, sana geldiklerinde, sen: “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” deyince, harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözlerinden yaş akarak dönenlerin de aleyhlerine bir günah, bir ayıplama olamaz.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Kendilerine binek sağlaman için sana geldiklerinde, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” deyince, harcayacak bir şey bulamamanın üzüntüsünden gözleri yaş dökerek geri dönen kimselere de sorumluluk yoktur.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Sana binit istemekçin gelip de: «Size binit bulamam» dediğinde, geçinmesi yokluğundan, kaygıyla gözleri yaş dökenlere dahi güçlük yoktur
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Döyüşə getməyə minikdən ötrü) yanına gəldikdə: “Sizin minməyiniz üçün bir heyvan tapmıram”,- deyərkən (cihad yolunda) sərf etməyə bir şey tapa bilmədikləri üçün kədərdən gözlərindən yaş axa-axa geri dönənlərdə heç bir günah yoxdur!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Bir de kendilerine (savaşa katılabilecek malzeme ve) binek temin etmen için sana her gelişlerinde: “Size verecek binek bulamıyorum” dediğin ve (binek ve savaş malzemesi satın alabilmek için) harcayacak bir şey bulamayıp üzüntüden gözlerinden yaş dökerek geri dönenlere de (sorumluluk) yoktur.
C
Cemil Said (1924)
Tahammülleri olmadığından nâşî senden binecek hayvân ve nafaka isteyenler ve sen de "Size virecek bir şeyim yokdur." cevâbını virmekliğin üzerine gözyaşlarıyla ’avdet idenler ve sarf idecek hiç bir şeyleri olmadığından dolayı mahzûn olanlar da bu zümredendir.
D
Diyanet Vakfı Meali
Kendilerine binek sağlaman için sana geldiklerinde: Sizi bindirecek bir binek bulamıyorum, deyince, harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş dökerek dönen kimselere de (sorumluluk yoktur).
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Binek vermen için sana geldiklerinde, "Size binek bulamıyorum" dediğin zaman, sarfedecek bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözyaşı dökerek geri dönenlere de sorumluluk yoktur.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kendilerini bindirip (cepheye) sevk edesin diye sana geldikleri zaman, senin, “Sizi bindirebileceğim bir şey bulamıyorum” dediğin; bu uğurda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş döke döke geri dönen kimselere de bir sorumluluk yoktur.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Kendilerini bindirip savaşa gönderesin diye gönüllü olarak sana geldiklerinde, "Sizi bindirecek birşey bulamıyorum." dediğin zaman, bu uğurda harcayacakları birşey bulamadıklarından dolayı üzülüp gözlerinden yaş döke döke geri dönüp gidenlere de bir günah yoktur.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Onlara da harec yoktur ki her ne zaman kendilerini bindirip sevkedesin diye sana geldilerse «sizi bindirecek bir şey bulamıyorum» dediğin cihetle bu uğurda sarfedecekleri şeyi bulamadıklarından dolayı hüzünlerinden gözleri yaş döke döke döndüler
E
Emrah Demiryent Meali
(Cihada katılmak için) kendilerine binek sağlaman için sana başvurduklarında, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğin zaman, bu uğurda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş döke döke geri dönen kimselere de bir sorumluluk yoktur.
E
Erhan Aktaş Meali
Bir de; sana, kendilerine binek sağlaman için başvurduklarında, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum.” dediğin zaman, harcayacakları bir şeyleri olmadığı için üzüntüden gözlerinden yaşlar akıtarak geri dönüp gidenlere de bir sorumluluk yoktur.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı anlaruñ üzere kim ķaçan geldiler saña tā bindüresin anları eyittüñ “bulımazın anı kim bindürem sizi anuñ üzere.” döndiler ol ḥālde kim anlaruñ gözleri ŧolup aķar göz yaşından ķayġudan ötürü andan ötürü kim bulmazlar anı kim ħarc eyleyeler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Bir de şunlara günâh (ve mes'ûliyyet) yokdur ki: Kendilerini bindir (ib sevk et) men için ne zaman sana geldilerse, «Size bir binek bulamıyorum» dedin ve (bu uğurda kendileri) harcayacak bir şey bulamadılar da kederlerinden gözleri yaş döke döke döndüler.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Bir de kendilerine bir binek temin etmen için sana geldiklerinde: “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum.” dediğin ve infak edecek bir şey bulamayıp hüzünlerinden dolayı gözlerinden yaşlar boşanarak geri dönenlere de bir sorumluluk yoktur.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Kendilerini (savaşa katılmak üzere bir binek te'mîn ederek) bindirmen için sana geldikleri zaman: “Sizi üzerine bindireceğim bir şey (bir binek) bulamıyorum!” deyince,(kendilerinden) sarf edecek bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözleri yaş döke döke geri dönen kimselerin aleyhine de (suçlamak için yol yoktur)!
K
Kadri Çelik Meali
Bir de kendilerini bindirmen için sana her gelişlerinde onlara, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğin ve infak edecek bir şey bulamayıp hüzünlerinden dolayı gözlerinden yaşlar boşanarak geri dönenler üzerinde de (sorumluluk) yoktur.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Kendilerine binek sağlaman için sana gelip de, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” diye cevap verdiğin zaman, harcayacak bir şey bulamamanın üzüntüsünden göz yaşları dökerek geri dönenlere de günah yoktur.
M
M. Pickthall (English)
Nor unto those whom, when they came to thee (asking) that thou shouldst mount them, thou didst tell: I cannot find whereon to mount you. They turned back with eyes flowing with tears, for sorrow that they could not find the means to spend.
M
Mahmut Kısa Meali
Hele şu, kendilerine savaşa çıkacak malzeme ve binek temin etmen için huzuruna geldiklerinde, “Üzgünüm, size verecek binek bulamıyorum!” dediğin zaman,binek ve savaş araç gereçleri satın almak üzere harcayacak bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözleri yaşararak ve yürekleri kan ağlayarak dönüp giden o fedâkâr müminlere de sorumluluk yoktur.
M
Mahmut Özdemir Meali
Onları taşıtman için sana geldiklerinde, "Sizi üzerinde taşıtacağım şeyleri bulamıyorum" dediğin zaman dönüp gitmiş ve harcayacak şeyleri bulamadıklarına üzülerek gözleri Yaş dökmüş olanlar aleyhine de (hiçbir yol) yoktur.
M
Mehmet Okuyan Meali
Kendilerine binek sağlaman için sana geldiklerinde “Sizi bindirecek bir (binek) bulamıyorum.” deyince, (savaş için) infak edecek hiçbir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözyaşı dökerek dönen kişilere de (sorumluluk yoktur). [*]
M
Mehmet Türk Meali
Kendilerine binek sağlaman için sana geldikleri zaman, sen kendilerine: “Sizi üzerine bindireceğim bir şey bulamıyorum.” deyince, (bu yolda) harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzülüp, gözlerinden yaş dökerek geri dönüp gidenlere¹ de (bir günâh) yoktur.
M
Mehmet Çakır Meali
Kendilerine bir binek aracı ayarlaman için sana gelip de senin: " sizi götürebilecek bir taşıt bulamıyorum " dediğinde, savaşa sarfedecek bir şeyleri olmadığı için, duygulanıp iki gözü iki çeşme dönenler de mazeretli sayılırlar.
M
Mehmet Çoban Meali
Kendilerini bir ata veya bir deveye bindirip savaş meydanına götüresin diye sana geldikleri zaman, senin: "Sizi bindirebileceğim bir şey bulamıyorum!" dediğin, bu uğurda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözlerinden yaş dökerek geri dönenlere de sorumluluk yoktur.
M
Muhammed Esed Meali
Ve sana, kendilerine binek sağlaman için başvurduklarında, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğin zaman, bu yolda harcayacak imkanları olmadığı için üzüntüden gözleri yaşararak dönüp gidenler de sorumlu tutulmayacaktır.
M
Mustafa Çavdar Meali
Binek vermen için sana geldiklerinde: – Size binek temin edemiyorum, dediğin zaman, harcayacak bir şey bulamadıkları için üzüntülerinden gözlerinden yaş dökerek geri dönenlere de bir günah ve kınama yoktur. 2/246, 4/76, 48/17
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Bir de sana kendilerine binek sağlaman için geldiklerinde, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğin zaman, bu yolda harcayacak bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözlerinden yaşlar boşanarak geri dönenlere de bir sorumluluk yoktur.[¹⁵¹²]
O
Orhan Kuntman Meali
(Ey Muhammed) Öyle kimselere de günah yoktur ki, kendilerine binek sağlaman için sana her müracaat edişlerinde "Size bir binek bulamıyorum" dedin de, sefer için harcayacak bir şey bulamadıklarından ötürü, kederlerinden gözleri yaşla dolu geri dönüverdiler.
O
Osman Fırat Meali
Ve sonra, onlara binek temin etmen için her geldiklerinde sen: “Sizi üzerinde taşıyacak bir şey bulamıyorum.” dediğinde ve infak edecekleri bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözlerinden yaş aka aka dönenlerin de üzerine (bir güçlük yoktur).
S
Sardorxon Jahongir
Shuningdek, sizning huzuringizga ularni jangda qatnashishda ulovli qilib qo‘yishingiz uchun kelganlarida: “Sizlarni mindirgani hech narsa topa olmayman”, – dedingiz. Ular esa sarf-xarajat qilishga hech narsa topa olmaganlari uchun xafa bo‘lib, ko‘zlaridan yosh oqib ortga qaytib ketdilar. Ularga ham ta’na-dashnom yo‘qdir.
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ol kişiler üstine yazuḳ yoḳdur ḳaçan geldiler saña özlerini götürmeg‐içün. Sen eyitdüñ: Ṭapmazın sizi götürecek nesne. Anuñ üstine giderler, gözlerinden yaş aḳup ḳayġu‐y‐ıla bulmadıḳları‐çun nafaḳa eyleyecek nes‐ne.
S
Suat Yıldırım Meali
Ey Resulüm! Binek temin etmen için sana geldiklerinde: “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum. ” deyince, harcayacak para bulamamaları sebebiyle gözyaşı döke döke dönüp gidenleri de kınamak doğru değildir.
S
Süleyman Ateş Meali
Kendilerini (binek sağlayıp) bindirmen için sana geldikleri zaman, sen: "Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum" deyince harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözlerinden yaş akarak dönen kimselerin aleyhine de (yol yoktur, Onlar da kınanmazlar).
S
Süleyman Tevfik (1927)
Sana gelüb de "Bizi cihâd içün techîz it" didiklerinde "Sizi techîz idecek şeyim yokdur" cevâbını virdiğinde nafaka ve levâzım seferi bulamadıklarından mahzûn olarak gözlerinden yaşlar akarak 'avdet idenlere de (cihâddan geri kalmalarında) günâh yokdur. [²]
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Bir bineğe bindiresin diye sana gelenler de var. “Sizi bindirecek binek bulamıyorum” dediğinde onlar, harcayacak bir şey bulamadıkları için üzüntüden dolayı gözlerinden yaşlar akarak geri dönmüşlerdi. Onlar da sorumlu tutulmayacaklardır.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Kendilerini bindirmen için sana geldiklerinde sen, "Sizi bindirecek bir şey bulamam" deyince, harcayacak bir şey bulamadıklarından, üzüntüyle gözlerinden yaşlar boşalarak geri dönen kimseler için de herhangi bir günah yoktur.
Y
Yusuf Ali (English)
Nor (is there blame) on those who came to thee to be provided with mounts(1344), and when thou saidst, "I can find no mounts for you," they turned back, their eyes streaming with tears of grief that they had no resources wherewith to provide the expenses.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve o kimselere de günah yoktur ki, her ne zaman kendilerine binek veresin diye sana geldikçe, «Sizi üzerine bindirecek bir şey bulamıyorum,» dedin de sarfedecek bir şey bulamadıkları için gözleri yaş döke döke geri dönüverdiler.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Kendilerine bir binek temin etmen için sana gelip de sen “Sizi bindirecek birşey bulamadım” dediğinde, bir yol harçlığı bulamadıkları için üzgün ve gözü yaşlı geri dönenleri kınamak için de bir neden yoktur.
İ
İhsan Aktaş Meali
Bir de kendilerine (Medine’ye her an bir saldırı hazırlığı içindeki Bizanslılara karşılık vermek üzere sefere katılabilecek malzeme ve) binek sağlaman için sana geldiklerinde’’ Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum’’ deyince, harcayacak bir şey bulamamanın üzüntüsünden gözleri yaş dökerek geri dönenlere de sorumluluk yoktur. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Birde, kendilerinin savaşa gitmeye vasıtaları olmadığı için, onları savaşa götürmen için gelen fakirler var ya, onlara “Sizi savaşa götürecek imkânımız yok, geriye dönün” dediğinde, savaşa gidemeyecek vasıtaları olmama üzüntüsünden gözleri yaşlarla dolar.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Binek veresin diye sana geldikleri zaman onlara sizin için binek bulamam dediğin vakit sefer uğrunda harcedecek birşey bulamadıklarından göz yaşı dökerek, tasalanarak dönüp gidenlere de itap yoktur.
İ
İsmail Yakıt
Yine, kendilerine binek vermen için sana geldiklerinde, “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğin zaman, (cihat için) sarf edecek bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözyaşı dökerek geri dönenlere de (sorumluluk) yoktur.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Bir de o kimseler ki binek veresin diye gelince sen: "Size verecek binek yok" dedin de onlar kaygılarından, harcıyacakları olmamaktan dolayı gözyaşı akıttılar, onlara da günah yoktur.
Ş
Şaban Piriş Meali
Binek vermen için sana geldiklerinde:-Size binek bulamıyorum, dediğin zaman, sarfedecek bir şey bulamadıkları için üzüntülerinden gözleri yaş dökerek geri dönenlere bir sorumluluk yoktur.
Tevbe Suresi 92. Ayet Meali ve Tefsiri
Tevbe Suresi 92. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Tevbe Suresi 92. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Tevbe Suresi 92. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Tevbe Suresi 92. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?