Ve Sur'a üfürülmüştür de göklerdekilerin ve yeryüzündekilerin hepsi de, o sesin şiddetinden ölüp gitmiştir, sonra bir daha üfürülünce o zaman hepsi dirilmiştir, ne olacak diye bakınıp durmadalar.
A
Abdullah Parlıyan Meali
O gün sû'ra üflenecek ve yerde, gökte ne varsa, hepsi Allah'ın hariç tutmak istedikleri dışında düşüp bayılacaklar, sonra yeniden bir daha üflenecek, o zaman tüm ölenler hepsi dirilmiş, ne olacak diye bakınıp duracaklar.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Kıyamet geldiğinde) Artık Sur’a üfürülmüş; böylece Allah’ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde olanlar çarpılıp-yıkılıvermiş olacaktır. Sonra bir daha ona (Sur’a) üfürülecek, ardından (bütün insanlar), onlar ayağa kalkmış durumda (şaşkınlıkla etrafına) bakınacaklardır.
A
Ahmet Tekin Meali
Sûra üfürülmüştür. Göklerdeki ve yerdeki akıllı ve sorumlu varlıklar, yere çarpılmış ve ölmüştür. Ancak, Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi olan akıllı ve sorumlu varlıklar hayattadır. Sonra sûra bir daha üfürülür. Derhal, herkes ayaktadır, gözleri açık bakıyorlar.
A
Ahmet Varol Meali
Sur'a üflenir, böylece Allah'ın dilediklerinden başka göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp ölür. Sonra ona bir daha üflenir ve hemen ayağa kalkarak bakınırlar.
A
Ali Bulaç Meali
Sur'a üfürüldü; böylece Allah'ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde olanlar çarpılıp-yıkılıverdi. Sonra bir daha ona üfürüldü, artık onlar ayağa kalkmış durumda gözetliyorlar.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
(Artık kıyamet kopmuş, İsrafil tarafından birinci defa) Sûr'a üfürülmüştür de Allah'ın dilediği (Cebrâil, Azrâil, Mikâil ve İsrâfil gibileri) müstesna olmak üzre göklerde kim var, yerde kim varsa hepsi ölmüştür. Sonra Sûr'a tekrar (ikinci defa) üfürülmüştür. Bu defa (kabirlerinden) kalkmışlar bakınıb duruyorlar. (Acaba kendilerine ne yapılacaktır!)
B
Bahaeddin Sağlam Meali
O gün sura (borazana) üfürülür. Allah’ın dilediği hariç, göklerdeki ve yerdeki herkes bayılır. Sonra ikinci bir kere sura üfürülür. Birden herkes ayağa kalkıp bakarlar.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Sûr'a üflenince, Allah'ın diledikleri hariç olmak üzere, göklerde ve yerde ne/kim varsa hepsi bayılacaktır. Sonra Sûr'a bir daha üflenince, bir de ne göresin, onlar ayağa kalkmış bakıyorlar.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Sûr üfrülünce —Allahın dilediğinden başka — göklerde de, yerde de olan çarpılır, sonra yine üfrülünce, hemen kalkıp bakarlar
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Sur (birinci dəfə) çalınacaq, Allahın göylərdə və yerdə olan istədiyi kimsələrdən (Cəbrail, Mikail, Əzrail və İsrafildən, yaxud ərşi daşıyan mələklərdən və ya müsəlman şəhidlərindən) başqa, dərhal hamı yıxılıb öləcək. Sonra bir daha çalınan kimi onlar (qəbirlərindən) qalxıb (Allahın əmrinə) müntəzir olacaqlar!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(Kıyamet için birinci defa) Sur’a üflenir. Allah’ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde kim varsa hepsi çarpılıp yere yıkılarak bayılır. Sonra Sur’a tekrar (ikinci defa) üflenir. Bir de bakarsın bütün insanlar, ayağa kalkmış, etrafa bakınıp duruyorlar!
C
Cemil Said (1924)
Borı ötecek ve semâvâtda ve arzda kalmasını arzu itdiğinden başka ne kadar mahlûk var ise ölecekdir. Sonra ikinci bir borı ötecek ve kâffe-i mahlûkât kıyâm ve intizâr iyleyecekdir.
D
Diyanet Vakfı Meali
Sûr'a üflenince, Allah'ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde ne varsa hepsi ölecektir. Sonra ona bir daha üflenince, bir de ne göresin, onlar ayağa kalkmış bakıyorlar!
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Sura üflenince, Allah'ın dilediği bir yana, göklerde olanlar, yerde olanlar hepsi düşüp ölür. Sonra Sura bir daha üflenince hemen ayağa kalkıp bakışır dururlar.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Sûr’a üflenir ve Allah’ın dilediği kimseler dışında göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Ve sûra üflenmiştir. Göklerde kim var, yerde kim varsa çarpılıp yıkılmıştır. Ancak Allah'ın dilediği müstesna. Sonra ona bir daha üflenmiştir. Bu defa da hep onlar kalkmışlar bakıyorlardır.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Ve sur üflenmiştir de Göklerde kim var, Yerde kim varsa çarpılıp yıkılmıştır, ancak Allahın dilediği müstesnâ, sonra ona bir daha üflenmiştir, bu kerre de hep onlar kalkmışlar bakıyorlardır
E
Emrah Demiryent Meali
(Emrimiz üzere, İsrâfîl tarafından) Sûr’a üflenir ve Allah’ın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yerde kim varsa, hepsi ölür. Sonra ona (Sûr’a, İsrâfil tarafından) bir daha üflenir de (o anda) onlar (kabirlerinden) kalkıp (şaşkın şaşkın etrafa) bakınırlar.
E
Erhan Aktaş Meali
Sura üflenmiş, Allah'ın dilediği hariç göklerde ve yerde olanlar çarpılıp yıkılıvermiştir. Sonra ona bir kez daha üfürüldüğü zaman onlar kalkarak bakınırlar.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ürildi śūr içine ya'nį ilk gez pes öldi anlar kim göklerdedür daħı anlar kim yirdedür illā anlar kim diledi Tañrı andan ürildi anuñ içine daħı bir pes ol vaķt anlar ŧurmışlardur baķarlar.
H
Hasan Basri Çantay Meali
(Birinci) «Suur» a üfürülmüş (üfürülecek), artık Allahın diledikleri müstesna olmak üzere, göklerde kim varsa, yerde kim varsa düşüb ölmüşdür (ölecekdir). Sonra ona bir daha üfürülmüşdür (üfürülecekdir). O anda görürsün ki (ölüler dirilib) ayakda bakınıb duruyorlar!
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Sûr’a üfürülür, böylece -Allah’ın diledikleri dışında- göklerde ve yerde olanlar yığılıp kalır. Sonra ona bir daha üfürülür; bir de bakarsın ki onlar kalkmış, bakıyorlar.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Ve sûra (birinci olarak) üfürülmüştür de Allah'ın dilediğinden başka(1) göklerde kim var, yerde kim varsa ölmüştür. Sonra ona bir daha üfürülmüştür; bir de bakarsın ki onlar ayaktadırlar (etrâfa) bakınıp duruyorlar.
K
Kadri Çelik Meali
Sura üflenince, Allah'ın dilediği bir yana, göklerde olanlar ve yerde olanlar hepsi çarpılıp yıkılıverir (düşüp ölür). Sonra Sur'a bir daha üflenince hemen ayağa kalkıp bakışır dururlar.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
(O gün) sûra üflenecek, ardından -Allah’ın diledikleri dışında- göklerde ve yerde bulunanların hepsi düşüp ölecek; sonra sûra yeniden üflenecek ve onlar birden ayağa kalkmış, etrafa bakıyor olacaklar.
M
M. Pickthall (English)
And the trumpet is blown, and all who are in the heavens and the earth swoon away, save him whom Allah willeth. Then it is blown a second time, and behold them standing waiting!
M
Mahmut Kısa Meali
Zamanı gelince, kıyâmet için sûra üflenecek ve derhal, göklerdeki ve yerdeki bütün canlılar —Allah’ın diledikleri hariç— kıyâmetin dehşetinden cansızyereserilecektir! Derken, bütün ölülerin dirilişi içinona yenidenüflenecek ve o anda, bütün insanlar mezarlarından sıçrayıp kalkacak; şaşkın ve ürkek bir hâlde etraflarına bakınacaklar!
M
Mahmut Özdemir Meali
Sûr’a üflendi; Allah’ın dilediği kimseler dışında, Yer’deki kimseler de, Gökler’deki kimseler de bayılıp yıkıldı.
Sonra ona tekrar üflendiği zaman onlar ayağa kalkmış bakarlar.
M
Mehmet Okuyan Meali
Sûr’a üflenmiş [*] (olacak) [*] ve –Allah’ın diledikleri hariç– göklerde ve yerde bulunanlar bayılacaktır. [*] Sonra ona bir daha üflenince, bir de bakarsın ki onlar ayağa kalkmış bakıyorlar!
M
Mehmet Türk Meali
(Kıyamet günü) sur’a üflenince,¹ Allah’ın diledikleri dışında göklerde ve yerde olanların hepsi ölecek, sonra ona bir daha üflenir üflenmez hepsi dirilerek (Allah’ın emrini) bekleyecekler.
M
Mehmet Çakır Meali
Kıyamet borusu çalınınca, göklerde ve yerde, her ne varsa hepsi şok olup can verir, sadece Allah'ın kalmasını istedikleri kalır. Ardından bir kez daha çalınır. Bu sefer hepsi hazırola geçip bekleşirler...
M
Mehmet Çoban Meali
Kıyamet vakti gelince Sûr’a üflenilir. Allah’ın dilediği kimseler dışında gökler ve yerdeki herkes ölür. Sonra Sur’a bir daha üflenilir. Hesap vakti için diriliş başlar. Herkes hesabını vermek için sırasını bekler.
M
Muhammed Esed Meali
[O Gün hesap] sûru üflenecek; ve yerde, gökte ne varsa hepsi, Allah’ın [hariç tutmak] istedikleri dışında, düşüp bayılacaklar. ⁶⁷ Sonra sûr yeniden üflenecek; işte o zaman [yargı kürsüsü önünde] duranlar [hakikati] görmeye başlayacaklar! ⁶⁸
M
Mustafa Çavdar Meali
O gün Sur’a üflenmiş, Allah’ın diledikleri dışında yerde ve göklerde kim varsa hepsi düşüp ölmüştür. Sonra ikinci sura üflendiğinde bir de bakmışsın ki hepsi ayağa kalkmış yargılanmayı bekliyorlar. 23/101, 69/13
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Ve sura üflenecek:[⁴¹⁶¹] derken Allah’ın tercih ettikleri dışında[⁴¹⁶²] göklerde ve yerde bulunan herkes (dehşetten çarpılmışçasına) düşüp bayılacaktır.[⁴¹⁶³] Sonra sura bir daha üflenecek: o zaman onlar yerlerinden doğrulup (sonlarını) bekleyecekler.
O
Orhan Kuntman Meali
Ve Sûr'a üfürülmüştür (birinci nefha) Allah’ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde kim varsa yere yıkılmış ölmüştür. Sonra Sûr'a bir daha üflenir. (İkinci nefha) Bir de bakarsın ki hepsi ayağa kalkmış bakıyorlar!
O
Osman Fırat Meali
Ve sur’a üfürülmüştür; göklerde ve yerde kim varsa Allah’ın dilediğinden başkası düşüp bayılmıştır; bir sonraki başka sur üfürmesiyle de hemen ayağa kalkıp (etrafa) bakarlar.
S
Sardorxon Jahongir
Sur chalinganda, osmonlar va Yerdagi bor jonzot o‘ladi, faqat Alloh xohlagan zotlargina tirik qoladi. Keyin unga yana bir puflanadi bas, birdan ular qabrlaridan turib, Allohning amriga muntazir bo‘ladilar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ṣūr içine ürile. Pes öle gökler ehli, daḫı yirler ehli, illā Tañrı diledügikimseler. Andan ṣoñra bir kez daḫı nefḫ olsa, anlar dirile ayaḳ üstine durupbaḳalar.
S
Suat Yıldırım Meali
Sûra üflenir; Allah'ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde kim varsa çarpılıp cansız yere düşer. Sonra ona bir daha üflenir: Bir de bakarsın bütün insanlar, kabirlerinden ayağa kalkmış, etrafa bakınıp duruyorlar! [79, 13-14; 17, 52; 30, 25]
S
Süleyman Ateş Meali
Sur'a üflenmiş, göklerde ve yerde olanlar (korkudan) bayılmışlar, ancak Allah'ın dilediği sarsılmamıştır. Sonra ona bir daha üflenmiştir, birden onlar kalkmış, bakıyorlardır.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Sûr'a üflendiği zamân göklerde ve yerde mevcûd mahlûkâtın cümlesi -Allâh'ın dilediklerinden mâ'adâ- bîhoş düşüb ölürler. Sonra ikinci def'a Sûr'a üflendikde derhâl hepsi ayağa kalkarak sâdır olacak emre intizâr iderler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Sura üfürülünce Allah’ın tercih ettikleri dışında göklerde ve yerde kim varsa ölecektir. Sonra ona bir daha üfürülünce hemen ayağa kalkıp anlamaya başlayacaklardır.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sûra üflenmiştir; Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerde kim var, yerde kim varsa çarpılıp yere yıkılmıştır. Sonra sûra bir daha üflenmiştir. İşte hepsi ayağa kalkmış bakıyorlar.
Y
Yusuf Ali (English)
The Trumpet will (just) be sounded, when all that are in the heavens and on earth will swoon,(4343) except such as it will please Allah (to exempt). Then will a second one be sounded, when, behold, they will be standing and looking on!
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve Sûr'a üfürülmüştür. Hemen göklerde kim var ise ve yerde kim var ise ölüvermiştir. Allah'ın dilediği kimse müstesna. Sonra Sûr'a tekrar üfürülmüştür. O anda onlar kalkarak bakışırlar.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Sûra üfürülür; Allah'ın dilediklerinden başka göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp ölür. Sonra sûra bir daha üfürülür; o anda hepsi kalkmış, bakışmaktadır.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve (o gün) Sûr’a üflenir (kıyametin kopma işareti ve emri verilir), Allah’ın diledikleri dışında yerde ve göklerde kim varsa baygın düşer (ölür). Sonra ona bir daha üflendiği (diriltilme işareti ve emri verildiği) zaman onlar ayağa kalkıp bakınıp duracaklar. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Kıyamet saati başlatıldığında (ilk sura üfürüldüğünde), göklerde ve yerde olanlardan, Allah’ın dilediklerinden başkası bayılacaklardır. Sonra tekrar diğer (ikinci) dirilme işareti verildiğinde, hemen insanlar ayağa kalkıp bakınıp duracaklar.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Kıyamet borusu üfürülünce [¹] Allah/ın dilediği kimseden maada göklerde, yerde ne varsa hepsi ölü düşer, sonra bir daha üfürülünce [²] hemen onlar ayağa kalkıp bakışırlar [³].
İ
İsmail Yakıt
Sura üflenince, Allah’ın diledikleri hariç, göklerde ve yerde olanların hepsi korkunç sesten/çarpmadan dolayı oldukları yerde yıkılıp kalacaklardır [sa’ika]²⁶. Sonra ona bir kez daha üflenir, bir de bakarsın ki, onlar kalkmış bakıyorlar/bekliyorlar [yenzurûn].
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Boruya üfürülünce yerlerde, göklerde canlı olarak ne varsa hepsi yok olacaktır, yalnız Allah’ın diledikleri kalacaktır. Sonra Ona bir daha üfürülünce onlar hemen ayağa kalkacaklar, bakınmıya başlıyacaklardır.
Ş
Şaban Piriş Meali
Sûr'a üflenmiş, Allah'ın diledikleri dışında yerde ve göklerde kim varsa baygın düşmüştür/ölmüştür. Sonra ona tekrar üflendiği zaman onlar ayağa kalkar ve bakıp dururlar.
Zümer Suresi 68. Ayet Meali ve Tefsiri
Zümer Suresi 68. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Zümer Suresi 68. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Zümer Suresi 68. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Zümer Suresi 68. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?